Mevsim geçişleriyle birlikte öksürük şikâyetleri yeniden artarken belirtilerin ne kadar sürdüğü ve öksürüğe hangi yakınmaların eşlik ettiği önem taşıyor. Soğuk algınlığı veya grip nedeniyle başlayan öksürük çoğunlukla birkaç hafta içinde hafifliyor. Ancak uzayan, giderek şiddetlenen veya başka belirtilerle birlikte görülen öksürüğün altında farklı bir sağlık sorunu bulunabiliyor.
NHS verilerine göre öksürüklerin çoğu 3 ila 4 hafta içinde kendiliğinden geçiyor. Üç haftadan uzun süren öksürükte ise sağlık kuruluşuna başvurularak nedenin araştırılması öneriliyor.
ÜÇ HAFTAYI GEÇEN ÖKSÜRÜĞE DİKKAT
Öksürüğün üç haftayı aşması doğrudan ciddi bir hastalık bulunduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte bu süre, şikâyetin hekim tarafından değerlendirilmesi gereken bir noktaya geldiğini gösteriyor.
Öksürükler sürelerine göre genel olarak üç gruba ayrılıyor:
- Üç haftadan kısa süren öksürükler “akut”
- Üç ila sekiz hafta devam eden öksürükler “subakut”
- Sekiz haftadan uzun süren öksürükler “kronik” olarak değerlendiriliyor
Erişkinlerde kronik öksürük için genellikle sekiz haftalık süre esas alınırken çocuklarda her gün görülen ve dört haftayı aşan öksürük kronik kabul ediliyor. Ancak nefes darlığı veya kanlı balgam gibi belirtiler varsa bu sürelerin dolması beklenmemeli.
BU BELİRTİLER VARSA BEKLENMEMELİ
Öksürüğün süresi kadar eşlik eden belirtiler de önem taşıyor. Aşağıdaki durumlardan birinin görülmesi hâlinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor:
- Nefes almakta zorlanma
- Göğüs ağrısı
- Kanlı balgam veya kan tükürme
- Öksürüğün hızla şiddetlenmesi
- Kontrol edilemeyen öksürük nöbetleri
- Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
- Boynun yan tarafında şişlik ve ağrı
- Ateş, gece terlemesi ve belirgin halsizlik
- Hırıltılı solunum
- Ses kısıklığı veya yutma güçlüğü
- Bağışıklık sisteminin baskılanmış olması
Şiddetli nefes darlığı, konuşmayı güçleştiren solunum sıkıntısı, morarma veya kanlı öksürüğe göğüs ağrısının eşlik etmesi durumunda acil yardım istenmeli.
GEÇMEYEN ÖKSÜRÜĞÜN NEDENİ NE OLABİLİR?
Uzayan öksürüğün arkasında tek bir neden bulunmuyor. Soğuk algınlığı, grip, bronşit ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının ardından öksürük bir süre daha devam edebiliyor.
Alerji, geniz akıntısı, astım, reflü, sigara kullanımı ve KOAH da uzun süreli öksürüğün nedenleri arasında yer alıyor. Bazı tansiyon ilaçları, özellikle ACE inhibitörü grubundaki ilaçlar da yan etki olarak kuru öksürüğe yol açabiliyor. İlaç kaynaklı bir durumdan şüphelenildiğinde tedavi hekim görüşü alınmadan bırakılmamalı veya değiştirilmemeli.
Üç haftayı geçen öksürüğe göğüs ağrısı, kanlı balgam, ateş, gece terlemesi ve kilo kaybı eşlik etmesi tüberküloz gibi enfeksiyonlarda da görülebiliyor. Bu belirtilerin bulunması tek başına tanı koydurmuyor ancak tıbbi değerlendirme gerektiriyor.
ÖKSÜRÜK NÖBETLERİ BOĞMACAYI DÜŞÜNDÜREBİLİR
Peş peşe gelen şiddetli öksürük nöbetleri, öksürük sonrasında kusma, nefes alırken tiz bir ses çıkması ve nöbetlerin ardından belirgin yorgunluk görülmesi boğmacayla ilişkili olabiliyor.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre boğmaca başlangıçta soğuk algınlığına benzeyebiliyor. Bebeklerde ise öksürük yerine nefes almada zorlanma, morarma veya nefesin kısa süreli durması görülebiliyor. Solunum güçlüğü yaşayan bebek ve çocuklar için beklemeden tıbbi yardım alınması gerekiyor.
ÇOCUKLARDA GEÇMEYEN ÖKSÜRÜK İHMAL EDİLMEMELİ
Çocuklarda dört haftayı aşan günlük öksürüğün değerlendirilmesi öneriliyor. Öksürüğün kuru veya balgamlı olması, hırıltı, nefes darlığı, horlama, sık kusma ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonları tanı sürecinde önem taşıyor.
Özellikle yemek yerken veya küçük bir cismi ağzına götürdükten sonra aniden başlayan öksürük ve hırıltı, yabancı cismin solunum yoluna kaçması ihtimalini gündeme getirebilir. Türk Toraks Derneği, çocuklarda geçmeyen öksürüğün nedeninin muayene edilmeden ve araştırılmadan yalnızca öksürük kesici ilaçlarla bastırılmaması gerektiğini belirtiyor.
MUAYENEDE HANGİ TESTLER YAPILABİLİR?
Hekim değerlendirmesinde öksürüğün ne zaman başladığı, kuru veya balgamlı olup olmadığı, günün hangi saatlerinde arttığı ve beraberinde başka belirtilerin bulunup bulunmadığı sorgulanabilir. Kullanılan ilaçlar, sigara öyküsü, alerjiler ve kronik hastalıklar da değerlendirmeye alınabilir.
Muayene sonrasında ihtiyaç görülürse balgam örneği, akciğer grafisi, alerji testi veya solunum fonksiyon testi istenebilir. Her hastaya aynı tetkiklerin yapılması gerekmez; incelemeler kişinin belirtilerine ve muayene bulgularına göre planlanır.
ÖKSÜRÜK ŞURUBU HER ZAMAN ÇÖZÜM DEĞİL
Öksürük, solunum yollarını yabancı maddelerden ve salgılardan temizlemeye yardımcı olan doğal bir savunma refleksidir. Bu nedenle yalnızca öksürüğü bastırmak yerine şikâyete yol açan nedenin belirlenmesi gerekir.
Antibiyotikler her öksürükte kullanılmaz; yalnızca hekim tarafından bakteriyel enfeksiyon veya komplikasyon riski belirlendiğinde reçete edilebilir. Özellikle çocuklarda öksürük ilacı kullanılmadan önce hekime veya eczacıya danışılmalı. Bir yaşından küçük bebeklere bal verilmemeli.
HANGİ BÖLÜME GİDİLMELİ?
Yeni başlayan veya üç haftayı geçen öksürük için ilk olarak aile hekimine başvurulabilir. Uzun süren, tekrarlayan ya da nefes darlığı ve balgam gibi belirtilerin eşlik ettiği durumlarda Göğüs Hastalıkları bölümünde değerlendirme yapılabilir.
Çocuklarda ise Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları veya Çocuk Göğüs Hastalıkları bölümüne başvurulabilir. Şiddetli nefes darlığı, morarma, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük bulunması durumunda poliklinik randevusu beklenmemeli.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Tanı ve tedavi için hekime başvurulmalıdır.