Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Sağlık Bakanlığı’nın en güncel istatistikleri, ülkenin doğu kesimlerini saran Ebola dalgasının yavaşlama belirtisi göstermediğini ortaya koyuyor. Resmî verilere göre, 15 Mayıs’tan bugüne kadar geçen sürede toplam bin 406 kişide virüs tespit edildi. Salgının başlangıcından bu yana yaşanan ölüm vakaları ise 438’e ulaşarak korkutucu bir seyir izliyor.
İYİLEŞENLER VE AKTİF VAKALAR
Salgına ilişkin raporda umut verici bir gelişme olarak 192 hastanın sağlığına kavuştuğu belirtilirken, halen 609 kişinin tedavi sürecinin devam ettiği aktarılıyor. Bu hastaların önemli bir kısmı hastanelerde veya izolasyon merkezlerinde gözetim altında tutuluyor.
SALGININ MERKEZİ VE YAYILIM ALANI
Hastalık özellikle ülkenin doğusundaki Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerinde etkisini hissettiriyor. En yoğun vaka sayısına sahip olan Ituri, salgının kalbi konumunda. Bölgede çalışan sağlık görevlileri, virüsün yeni bulaş zincirlerini tespit edebilmek ve hasta kişileri toplumdan ayırmak için saha çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürüyor.
TEDAVİSİ OLMAYAN ÖLÜMCÜL VARYANT
Yetkililerin açıklamalarına göre bu salgının etkeni, Ebola virüsünün nadir rastlanan bir türü olan "Bundibugyo” varyantı. Bu tür için bugüne kadar onaylanmış herhangi bir aşı veya kesin tedavi yöntemi geliştirilmedi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının yayılım hızı ve ölümcül potansiyeli nedeniyle 17 Mayıs tarihinde uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti. Salgın ilanı, daha önce Ituri’de 246 şüpheli olgu ve 65 ölüm bildirilmesinin ardından 15 Mayıs’ta gelmişti.
EBOLA’NIN TARİHSEL YIKICILIĞI
Kanamalı ateş tablosuyla seyreden Ebola virüsü, ilk kez 1976 yılında iki ayrı noktada eşzamanlı olarak görülmüştü. Hastalık, KDC’de Ebola Nehri kıyısındaki bir yerleşimden yayıldığı için bu ismi almıştı. Virüsün en yıkıcı etkisi ise Batı Afrika’da 2013-2017 yılları arasında yaşanmıştı; Gine, Liberya ve Sierra Leone’yi kasıp kavuran salgında tam 30 bin kişi enfekte olmuş, bunlardan 11 binden fazlası hayatını kaybetmişti.