Dünya genelinde en fazla can kaybına neden olan kanser türü olan akciğer kanseri, sessiz ve derinden ilerleyen yapısıyla en çok korkulan kanser türleri arasında yer alıyor. Hastalık erken safhada tespit edildiğinde ameliyatla kökten çözülebilirken, vücudun fısıltılarını duymak yaşamla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor. Uzmanlar, özellikle üç haftayı deviren ve bir türlü kesilmeyen öksürük şikayetinin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, Hastane Plus'a yaptığı açıklamada, akciğer kanseri ile ilgili önemli uyarılarda bulundu. Gülbaş, erken müdahalenin değerini şahit olduğu bir vakayla anlattı.

"KOAH DİYE GELDİ, KANSERİ YENDİ ÇIKTI"
Akciğer kanseriyle savaşta yüz güldüren gelişmelere değinen Prof. Dr. Gülbaş, üniversite bünyesinde hayata geçirdiği Solunum Rehabilitasyon Merkezi'nde karşılaştığı bir vakada hastanın erken teşhis ile hastalığı tamamen yendiğini söyledi. Gülbaş şunları kaydetti:
"KOAH tanısıyla rehabilitasyon merkezimize başvuran bir hastamızın, akciğer kanserini düşündürecek herhangi bir şikâyeti yoktu. Ancak tedavi öncesi rutin değerlendirme testleri sonucunda kendisine çok erken evrede akciğer kanseri tanısı konuldu. Zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde tamamen iyileşti. Bu deneyim, erken tanının hayat kurtardığını bir kez daha gösterdi."
Bu dikkat çekici olayın düzenli kontrollerin ne denli hayati olduğunu ispatladığını belirten Gülbaş, bilhassa 50 yaşın üstünde olan, geçmişinde uzun süreli tütün kullanımı bulunan ve aile geçmişinde akciğer kanseri yer alan bireylerin herhangi bir rahatsızlık duymasalar dahi senede bir defa sağlık taramasından geçmelerinin şart olduğunu vurguladı.
BİR AYI BULAN ÖKSÜRÜĞÜ SAKIN HAFİFE ALMAYIN
Hastalığın başlangıç döneminde neredeyse hiç ses çıkarmadığını dile getiren Prof. Dr. Gazi Gülbaş, toplumun kulak vermesi gereken işaretleri tek tek sıraladı. Özellikle bitmek bilmeyen öksürüğün kritik bir eşik olduğuna dikkat çeken Gülbaş, şunları söyledi:
"Akciğer kanseri oldukça kurnaz bir hastalıktır ve başlangıç aşamasında çoğu zaman hiçbir ipucu sunmaz. Fakat 3 haftayı aşan, geçmek bilmeyen bir öksürük kesinlikle ciddiye alınmalıdır. Buna eşlik eden balgamla kan gelmesi, göğüs ve sırt bölgesinde ağrı, nedeni bilinmeyen kilo kaybı, seste kalınlaşma ve soluk alıp vermede zorluk en yaygın belirtilerdir. Bu şikayetlerden birini ya da birkaçını birden hisseden, özellikle de risk altındaki kişiler hiç zaman yitirmeden bir göğüs hastalıkları hekiminin kapısını çalmalıdır."
TEK SUÇLU TÜTÜN DEĞİL
Prof. Dr. Gülbaş, akciğer kanserinin baş failinin tütün mamulleri olduğunu, vakaların yaklaşık yüzde 85 ila 90'ından sigaranın mesul olduğunu ifade etti. Tiryakilerde tehlike sınırının 15 ile 30 kat yükseldiğini anımsatan Gülbaş, ömründe hiç sigara içmemiş olanların da tehdit altında bulunduğuna dikkat çekti. Gülbaş, diğer tehlike unsurlarını şu şekilde ifade etti:
Radon Gazı: Yer kabuğundan sızan, gözle görülmeyen ve koklanamayan radyoaktif radon gazı, sigaranın ardından ikinci sırada geliyor. Özellikle yapıların temel kısımlarındaki yarıklardan içeri süzülen bu gaz, ciddi bir tehlike oluşturuyor.
İş Hayatına Bağlı Etkenler: Asbest, arsenik, krom, nikel ve uranyum gibi sanayi malzemeleriyle iç içe çalışan meslek grupları büyük risk altında yer alıyor.
Kirli Hava ve Kalıtsal Faktörler: Trafikten yükselen egzoz gazı başta olmak üzere partikül maddeli hava kirliliğinin yanı sıra birinci derece akrabalarda akciğer kanseri bulunması da tehlikeyi tırmandıran sebepler arasında.
KİMLER KONTROL YAPTIRMALI?
Gülbaş, hastalığı erken yakalamak için düşük doz bilgisayarlı tomografinin (DDBT) altını çizdi.
Risk grubunda bulunanlar hakkında bilgi veren Gülbaş, şöyle devam etti:
"50 ila 80 yaş bandında bulunanlar, 20 sene boyunca her gün 1 paket sigara tüketim geçmişine sahip olanlar ve son 15 sene içerisinde sigarayı hayatından çıkarmış olanların hiçbir şikâyeti olmasa bile yılda en az bir kez göğüs hastalıkları uzmanına başvurarak değerlendirilmeleri büyük önem taşımaktadır. Erken tanı, tedavi başarısını artıran ve yaşam kurtaran en önemli faktörlerden biridir."
Prof. Dr. Gazi Gülbaş, tümör henüz organ dışına taşmadan tanı konulabildiğinde, tedavideki başarı yüzdesinin ve 5 yıllık hayatta kalma oranının yüzde 65'lere kadar ulaştığını ifade etti.
UZMANINDAN HAYAT KURTARAN 3 KRİTİK ÖĞÜT
Gülbaş, akciğer kanseriyle topyekun mücadelede hem bireysel hem de toplumsal bilinçlenmenin olmazsa olmaz olduğunu belirterek şu uyarılarda bulundu:
"Tütünü bırakın. Bırakmak için asla geç sayılmazsınız; sigarayı terk ettikten yaklaşık 10 yıl sonra hastalığa yakalanma riskiniz yarı yarıya geriliyor.
Bedeninizin gönderdiği sinyalleri önemseyin. Sürekli hale gelen öksürük, ağızdan kan gelmesi ve sebepsiz kilo erimesi gibi belirtilerle karşılaştığınızda hekime görünmeyi ertelemeyin.