Japonya kökenli orman terapisi de olarak bilinen “Shinrin-yoku” uygulaması Türkiye’de giderek daha fazla ilgi görüyor. Bu uygulama, orman varlığı açısından önemli bir avantaja sahip olan Türkiye’de gelecek vadediyor.
Orman terapisi, uyku kalitesinin artması, ruh halinin iyileşmesi, anksiyetenin kontrol altına alınması gibi birçok probleme çözüm olarak görülüyor.
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü (USTE) Danışma Kurulu Üyesi Dr. Fizyoterapist Demet Ensari Şaylı, modern yaşamın getirdiği stres, yoğun iş temposu ve şehirleşmenin bireyleri doğadan uzaklaştırdığını, bu durumun hem fiziksel hem de zihinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade etti.
SHİNRİN-YOKU NEDİR?
1982 yılında Japon Ormancılık Ajansı tarafından geliştirilen Shinrin-yoku, “orman atmosferini solumak” anlamına geliyor. Uygulama, fiziksel egzersizden çok doğada bilinçli şekilde vakit geçirmeyi, beş duyu ile çevreyi deneyimlemeyi ve zihinsel olarak yavaşlamayı hedefliyor.
SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Bilimsel çalışmaların doğa ile temasın stres hormonlarını azalttığını, kalp ritmini dengelediğini ve uyku kalitesini artırdığını ortaya koyduğunu belirten Şaylı, orman terapisi uygulamalarının aynı zamanda bağışıklık sistemini desteklediği, tansiyonu dengelediği ve zihinsel odaklanmayı artırdığını ifade etti.
Japonya, Güney Kore ve Çin gibi ülkelerde bu yaklaşımın sağlık politikalarına dahil edildiğini aktaran Şaylı, Shinrin-yoku’nun koruyucu sağlık uygulamaları arasında yer aldığını kaydetti.
TÜRKİYE’DE POTANSİYEL YÜKSEK
Türkiye’nin orman varlığı açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu vurgulayan Şaylı, Karadeniz ormanları, Kaz Dağları, Yedigöller, Bolu, Artvin, Sapanca ve Toroslar gibi bölgelerin doğal terapi alanları açısından öne çıktığını söyledi.
Şaylı, son yıllarda “orman terapisi”, “doğa temelli iyi oluş” ve “wellness turizmi” gibi uygulamaların Türkiye’de yaygınlaşmaya başladığına dikkat çekti.
AKADEMİK VE KURUMSAL ÇALIŞMALAR
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi tarafından yürütülen Avrupa Birliği destekli “Orman Banyosu” projesinin, bu alanın akademik düzeyde de önem kazandığını gösterdiğini belirten Şaylı, projenin bireylerin iyi oluş haline katkı sunmayı hedeflediğini ifade etti.
Dr. Fzt. Demet Ensari Şaylı, Sağlık Bakanlığı’nın Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarına yönelik çalışmalarını da doğa temelli yaklaşımlara olan ilginin arttığını ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.