Masa başı çalışanlarda yaygınlaşan boyun ve bel ağrıları, tükenmişlik, dikkat dağınıklığı ve hareketsizlik kaynaklı sorunlar artık iş sağlığının önemli bir parçası haline geldi.
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Şerafettin Özdoğan, iş sağlığı ve ergonomi konusunda MANŞET HABER’e özel değerlendirmelerde bulundu. Özdoğan, iş sağlığının yalnızca iş kazalarını önlemekten ibaret olmadığını, çalışanların fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak iyi olmasını hedefleyen geniş bir yaklaşım olduğunu belirtti.
ERGONOMİ: İŞİ İNSANA UYARLAMA YAKLAŞIMI
Ergonomiyi “işi insana uygun hale getirme bilimi” olarak tanımlayan Özdoğan, çalışma ortamı insanın biyomekaniğine uygun olmadığında bunun ağrı, yorgunluk ve performans kaybı olarak geri döndüğünü söyledi. Ergonominin yalnızca masa ve sandalye seçimiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Özdoğan; dikkat yönetimi, hareket çeşitliliği, göz sağlığı ve nefes düzeninin de bu alanın parçası olduğunu dile getirdi.
“EN İYİ DURUŞ, DEĞİŞTİRİLEBİLEN DURUŞTUR”
Ofis çalışanları için en önemli konunun sabit kalmamak olduğunu belirten Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı, “İnsan bedeni uzun süre aynı pozisyonda kalmak için tasarlanmadı. En iyi duruş, değiştirilebilen duruştur” dedi. Ekranın göz hizasında olması, ayakların yere basması gibi temel kuralların önemli olduğunu ancak asıl kritik noktanın düzenli hareket molaları olduğunu vurguladı.
HAREKETSİZLİK BEDENİ ETKİLİYOR
Uzman Dr. Özdoğan, uzun süre oturmanın yalnızca kas ağrılarıyla sınırlı olmadığını belirterek bunun dolaşımı yavaşlattığını, postürü bozduğunu ve bedenin hareketsizliğe adapte olmaya başladığını söyledi. Fasya dokusunun uzun süreli sabit pozisyonlarda sertleşebildiğini, bunun hem fiziksel hem de zihinsel yorgunluğu artırabileceğini kaydetti.
KÜÇÜK ALIŞKANLIKLAR BÜYÜK FARK YARATIYOR
Günlük hayatta küçük değişikliklerin önemli olduğunu vurgulayan Özdoğan, kısa yürüyüşler, pozisyon değişiklikleri ve nefes egzersizlerinin faydalı olabileceğini söyledi. Göz sağlığı için 20-20-20 kuralını hatırlatarak, belirli aralıklarla ekrandan uzaklaşmanın önemine dikkat çekti.
TÜRKİYE’DE FARKINDALIK ARTIYOR
Dünya genelinde ergonominin artık yalnızca iş güvenliği değil, performans ve iyi oluş hali kapsamında ele alındığını belirten Özdoğan, gelişmiş ülkelerde çalışma alanlarının insan fizyolojisine göre tasarlandığını söyledi. Türkiye’de ise farkındalığın arttığını ancak ergonominin hâlâ çoğu yerde sadece ekipman seçimi olarak görüldüğünü ifade etti.
KURUMLARA VE ÇALIŞANLARA ORTAK SORUMLULUK
Özdoğan, kurumların ergonomi konusunda daha kapsamlı adımlar atması gerektiğini belirtti. Yalnızca masa ve sandalye sağlamakla yetinilmemesi gerektiğini, risk analizi, mola kültürü, eğitim programları ve psikososyal destek sistemlerinin de sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Bu tür yatırımların hem çalışan sağlığını koruduğunu hem de verimliliği artırdığını sözlerine ekledi.
Çalışanların da bu süreçte aktif rol alması gerektiğini vurgulayan Özdoğan, uzun süre sabit kalmamak, ağrıyı önemsemek ve doğru ekipman kullanımı gibi alışkanlıkların büyük fark yarattığını belirtti.
ERGONOMİNİN GELECEĞİ DAHA KAPSAMLI OLACAK
Özdoğan, ergonominin gelecekte hareket bilimi, nörofizyoloji ve genel iyi oluş kavramlarıyla daha entegre bir şekilde ele alınacağını ifade ederek, çalışanların psikososyal olarak desteklenmesinin önemine işaret etti.