Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, hafta içi ve hafta sonu arasındaki uyku saatleri farkının “sosyal jetlag” olarak adlandırıldığını belirterek, bu durumun kronik strese ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Öztürk, son yıllarda bilim dünyasında sosyal jetlag kavramı üzerine yoğun çalışmalar yapıldığını belirterek, bu durumun bireylerin hafta içi ve hafta sonu farklı uyku düzenleri benimsemesiyle ortaya çıktığını söyledi.
SOSYAL JETLAG NEDİR?
Prof. Dr. Öztürk, sosyal jetlagın uyku ortası saatindeki kayma ile tanımlandığını ifade etti. Öztürk, “Genellikle hafta içi erken yatıp erken kalkıyoruz. Hafta sonlarında ise daha geç yatıp daha geç kalkıyoruz. Bu durum uyku ortası saatinin kaymasına neden oluyor. Uyku ortası saatinin hafta içi ve hafta sonu arasında bir saat veya daha fazla değişmesi durumunu sosyal jetlag olarak tanımlıyoruz.” dedi.
UYKU ORTASI SAATİ NASIL HESAPLANIYOR?
Uyku ortası saatinin, yatış ve kalkış saatleri arasındaki sürenin tam ortasına denk geldiğini anlatan Öztürk, hafta içi 00.00’da uyuyup sabah 07.00’de kalkan bir kişinin uyku ortası saatinin yaklaşık 03.30 olduğunu söyledi.
Hafta sonu 02.00’de yatıp 09.00’da kalkılması halinde ise uyku ortası saatinin 05.30’a kaydığını belirten Öztürk, bu kaymanın sosyal jetlag olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
RUH SAĞLIĞINI ETKİLEYEBİLİR
Sosyal jetlagın sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirten Öztürk, araştırmaların özellikle ruh sağlığına dikkat çektiğini söyledi.
Sosyal jetlag yaşayan kişilerde depresif belirtilerin daha sık görüldüğünü aktaran Öztürk, anksiyete ile ilişkiyi gösteren çalışmaların da bulunduğunu belirtti.
TANSİYON VE STRES RİSKİNE DİKKAT
Fiziksel sağlık açısından da bazı bulgular olduğunu ifade eden Öztürk, sosyal jetlag yaşayan kişilerde sabah saatlerinde kan basıncının daha yüksek seyrettiğini bildiren araştırmalar bulunduğunu söyledi.
Öztürk, bu kişilerde ilerleyen dönemde hipertansiyon gelişme riskinin daha yüksek olabileceğine yönelik değerlendirmeler yapıldığını kaydetti.
BEYAZ YAKALILAR VE ÖĞRENCİLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Düzenli çalışma saatlerine sahip beyaz yakalı çalışanlar ile öğrencilerin sosyal jetlagla daha sık karşılaştığını belirten Öztürk, hafta sonlarında artan sosyal etkinliklerin uyku düzenini değiştirebildiğini anlattı.
Bu durumun hafta içi düzenli, hafta sonu ise daha geç yatıp kalkılan bir uyku ritmine neden olduğunu söyledi.
“UYKU SAĞLIĞI DÜZENİ SEVER”
Sosyal jetlagın otonom sinir sistemi üzerinde de etkileri olabileceğini belirten Öztürk, bu durumun vücutta kronik stres benzeri etkiler oluşturabileceğini ifade etti.
Öztürk, “Bunun sonucunda tansiyon problemleri, sindirim sistemi sorunları, irritabl bağırsak sendromu, ülser ve gastrit gibi rahatsızlıkların gelişebileceği öngörülüyor. Kişi sürekli kronik stres altındaymış gibi etkilenebiliyor ancak bunlar henüz varsayım düzeyinde ve daha kapsamlı bilimsel çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.” dedi.
HAFTA SONU DA UYKU DÜZENİ KORUNMALI
Uyku sağlığının korunması için hafta içi ve hafta sonu arasında mümkün olduğunca aynı uyku düzeninin sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, uyku saatlerindeki büyük değişikliklerden kaçınılması gerektiğini söyledi.
Öztürk, uyku sağlığının düzeni sevdiğini belirterek, hafta sonları da yatış ve kalkış saatlerinin mümkün olduğunca sabit tutulmasını önerdi.