Sıcak havalarla birlikte artan terleme, vücutta ciddi su ve mineral kaybına yol açıyor. Uzmanlar; günlük hayatta sıkça yaşanan baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin aslında gizlice ilerleyen sıvı kaybının (dehidrasyon) ilk sinyalleri olabileceğine dikkat çekiyor.
SU İÇMEK İÇİN SUSAMAYI BEKLEMEYİN
Vücudun su dengesini korumak için su tüketmek adına sadece susama hissinin beklenmemesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, susama refleksinin her insanda aynı zamanda veya aynı şiddette ortaya çıkmadığını, özellikle ileri yaştaki bireylerde susama hissinin çok daha zayıf olabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle sıcak günlerde su tüketiminin susamayı beklemeden, gün içine yayılarak düzenli aralıklarla yapılması hayati önem taşıyor.
VÜCUDUNUZUN VERDİĞİ BU SİNYALLERE DİKKAT EDİN
Günlük yaşamda vücudun sıvı durumunu takip etmenin oldukça kolay olduğunu belirten uzmanlar, şu işaretlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor:
-
Ağız kuruluğu ve idrar miktarında gözle görülür azalma,
-
İdrar renginin normalden daha koyu bir hal alması,
-
Belirgin bir halsizlik, yorgunluk ve baş dönmesi.
Sıvı kaybı yerine konulmayıp daha da ilerlediğinde ise vücutta çarpıntı, sersemlik, aşırı güçsüzlük ve bilinç durumunda değişiklik gibi çok daha ağır ve tehlikeli belirtiler baş gösteriyor. Vücut, sıcak havalarda kendi ısısını dengede tutmak için terleme mekanizmasını kullanıyor; ancak kaybedilen su yerine konulmadığında dolaşım ve ısı düzenleme sistemleri aşırı derecede zorlanmaya başlıyor.
KRONİK HASTALIĞI OLANLAR VE RİSK GRUPLARI İÇİN UYARI
Özellikle çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve sıcak ortamlarda uzun süre çalışmak zorunda olan kişilerin sıvı kaybına karşı çok daha hassas olduğu hatırlatılıyor. Uzmanlar, bilinç değişikliği, bayılma veya ağızdan sıvı alamama gibi ciddi tablolarla karşılaşıldığında hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca kalp veya böbrek rahatsızlığı gibi nedenlerle günlük sıvı tüketimine kısıtlama getirilen hastaların, su tüketim miktarlarını mutlaka kendi hekimlerinin tavsiyelerine göre ayarlamaları gerektiği önemle vurgulanıyor.