Demir eksikliği, kansızlık gelişmeden önce de ortaya çıkabiliyor. Vücuttaki demir depoları azalmaya başlarken hemoglobin seviyesinin bir süre normal sınırlarda kalabilmesi, eksikliğin yalnızca tam kan sayımına bakılarak fark edilmesini geciktirebiliyor.
Medicana Çamlıca Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Özkan Sayan, özellikle uzun süren ve açıklanamayan yorgunluk, halsizlik veya efor kapasitesinde azalma gibi şikayetlerde yalnızca hemoglobin değerinin değil, demir depolarının da incelenmesi gerektiğini belirtti.
KAN SAYIMI NORMAL OLSA DA DEMİR EKSİKLİĞİ OLABİLİR
Demir eksikliği ile demir eksikliği anemisinin aynı durum olmadığını vurgulayan Sayan, şu ifadeleri kullandı:
“Demir depoları azalmış bir kişinin hemoglobin değeri henüz normal sınırlar içerisinde olabilir. Bu dönemde bazı hastalarda halsizlik, çabuk yorulma ve dikkat güçlüğü gibi şikayetler görülebilir. Dolayısıyla kan sayımında kansızlık saptanmaması, demir eksikliğinin kesin olarak bulunmadığı anlamına gelmez. Özellikle açıklanamayan ve uzun süredir devam eden şikayetlerde demir depolarının da değerlendirilmesi önemlidir.”
FERRİTİN DEĞERİ NEDEN ÖNEMLİ?
Ferritin, vücuttaki demir depoları hakkında bilgi veren temel göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Sayan, bazı laboratuvarlarda normal sınırlar içinde görülebilen değerlerin klinik açıdan yine de önem taşıyabileceğini belirterek şöyle konuştu:
“Örneğin ferritin değeri 20 ng/mL olan bir kişinin sonucu, kullanılan laboratuvarın referans aralığına göre normal olarak işaretlenmiş olabilir. Ancak güncel ASH kılavuzunda erişkinlerde 30 ng/mL ve altındaki ferritin değerleri demir eksikliği açısından önem taşıyor. Burada önemli olan yalnızca bir sayının değişmesi değil, demir eksikliğinin daha erken dönemde tanınabilmesi. Elbette her laboratuvar sonucu hastanın yaşı, sağlık durumu, şikayetleri ve eşlik eden hastalıklarıyla birlikte yorumlanmalıdır.”
YOĞUN ADET GÖREN KADINLARDA RİSK ARTABİLİYOR
Tekrarlayan kan kayıplarının zamanla demir depolarını azaltabileceğine dikkat çeken Sayan, özellikle yoğun adet kanaması yaşayan kadınlarda sürekli yorgunluğun normal kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Kişi henüz kansızlık geliştirmemiş olsa bile demir eksikliği söz konusu olabilir. Bu nedenle uzun süren halsizlik, efor kapasitesinde azalma veya benzeri yakınmalarda yalnızca hemoglobin değerine odaklanmak yerine demir depolarını da değerlendirmek gerekir.” ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLARDA VE SPORCULARDA DA GÖRÜLEBİLİYOR
Demir eksikliğinin etkilerinin yaş ve yaşam biçimine göre değişebildiğini belirten Sayan, çocuklarda büyüme ve gelişmenin yanı sıra dikkat ve öğrenme süreçlerinin de etkilenebileceğini aktardı.
Ergenlik döneminde, özellikle adet görmeye başlayan genç kızlarda demir ihtiyacının artabileceğini belirten Sayan, düzenli ve yoğun egzersiz yapan sporcularda da demir depolarının azalabileceğine dikkat çekti.
Sayan, “Düzenli ve yoğun egzersiz yapan sporcularda ise artan gereksinim ve çeşitli demir kaybı mekanizmaları nedeniyle demir depolarının azalması söz konusu olabilir. İleri yaştaki bireylerde demir eksikliği bazen yetersiz beslenmeyle, bazen emilim sorunlarıyla, bazen de fark edilmeyen sindirim sistemi kanamalarıyla ilişkili olabilir. Bu nedenle demir eksikliğini değerlendirirken yalnızca laboratuvar sonucuna değil, kişinin yaşına, yaşam biçimine ve sağlık geçmişine de bakmak gerekir.” dedi.
FERRİTİN TEK BAŞINA YETERLİ OLMAYABİLİR
Ferritin değerinin normal ya da yüksek çıkmasının her zaman demir eksikliğini dışlamadığını belirten Sayan, özellikle inflamasyonun eşlik ettiği durumlarda ek testlere ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti. Bu nedenle laboratuvar sonuçlarının tek başına değil, kişinin şikayetleri ve genel sağlık tablosuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
KONTROLSÜZ DEMİR TAKVİYESİNE KARŞI UYARI
Yeni ferritin eşiklerinin herkesin demir ilacı kullanması gerektiği anlamına gelmediğinin altını çizen Sayan, kontrolsüz takviyeye karşı uyardı: “Demir eksikliği saptandığında yalnızca eksikliği yerine koymaya odaklanmak yeterli değildir. Bu eksikliğin neden ortaya çıktığını da araştırmak gerekir. Gereksiz veya kontrolsüz demir takviyesi uygun bir yaklaşım değildir. Hastanın ihtiyaç duyduğu tedavi, eksikliğin derecesine, nedenine ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre belirlenmelidir. Amaç, demir eksikliğini doğru zamanda ve doğru şekilde tespit ederek kişiye uygun tedaviyi planlamaktır.”