Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Defibrilatör her duran kalbi çalıştırır mı? Filmlerdeki sahnelerin gerçeği

Filmlerde monitörde düz çizgi görüldüğünde hastaya elektrik şoku verilmesi sık rastlanan bir sahne. Oysa defibrilatör her kalp durmasında kullanılmıyor; cihaz yalnızca belirli ölümcül ritim bozukluklarında şok veriyor.

GÜNCEL ARAŞTIRMALAR 13.10.2026 14:36 Sibel Eyüpoğlu 44 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Defibrilatör her duran kalbi çalıştırır mı? Filmlerdeki sahnelerin gerçeği
Paylaş:
N

Sinema ve dizilerde kalp durması sahnelerinin vazgeçilmezlerinden biri, hastanın göğsüne pedlerin yerleştirilmesi ve “şok” komutuyla kalbin yeniden çalıştırılması.

Ancak tıbbi uygulamada durum bundan farklı. Defibrilatör, her duran kalbe elektrik şoku veren bir cihaz değil. Şok kararı, kalbin hangi elektriksel ritimde olduğuna göre veriliyor.

Özellikle ventriküler fibrilasyon ve nabızsız ventriküler taşikardi gibi bazı ölümcül ritim bozukluklarında defibrilasyon hayat kurtarıcı olabiliyor. Buna karşılık kalpte elektriksel aktivitenin bulunmadığı asistoli, yani monitörde görülen “düz çizgi” durumunda standart yaklaşım elektrik şoku değil.

FİLMLERDEKİ “DÜZ ÇİZGİYE ŞOK” SAHNESİ DOĞRU MU?

Hayır.

Asistoli durumunda kalbin elektriksel faaliyeti saptanmıyor. Bu nedenle defibrilatörün vereceği elektrik şokuyla düzensiz bir ritmi sonlandırmak mümkün değil.

Bu tabloda kalp masajını içeren CPR ve ileri yaşam desteği ön plana çıkıyor.

Defibrilasyon ise kalbin elektriksel faaliyetinin tamamen kaybolduğu durumdan çok, elektriksel sistemin tehlikeli biçimde düzensizleştiği belirli ritimlerde kullanılıyor.

Kısacası:

Defibrilatör her duran kalbi çalıştırmaz; bazı ölümcül ritim bozukluklarında kalbin yeniden düzenli ritim oluşturabilmesine fırsat verir.

DEFİBRİLATÖR NASIL ÇALIŞIYOR?

Kalbin düzenli şekilde kasılabilmesi için elektriksel uyarıların belirli bir sırayla ilerlemesi gerekiyor. Ventriküler fibrilasyonda kalbin alt odacıklarındaki elektriksel faaliyet son derece düzensiz hale geliyor ve kalp etkili biçimde kan pompalayamıyor. Defibrilatör, göğse yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kısa süreli elektrik enerjisi uygulayarak bu düzensiz elektriksel aktiviteyi sonlandırmayı amaçlıyor. Ancak şok verilmesi kişinin hemen nabız kazanacağı veya gözlerini açacağı anlamına gelmiyor. Bu nedenle şok sonrasında kalp masajına devam edilmesi büyük önem taşıyor.

HANGİ RİTİMLERDE ŞOK VERİLİR?

Kalp durması sırasında ritimler genel olarak şok uygulanabilen ve uygulanamayan gruplara ayrılıyor.

Ventriküler fibrilasyon (VF): Şok uygulanabilir.

Nabızsız ventriküler taşikardi: Şok uygulanabilir.

Asistoli: Şok uygulanmaz.

Nabızsız elektriksel aktivite (PEA/NEA): Şok uygulanmaz.

Nabzın bulunduğu bazı ciddi ritim bozukluklarında ise defibrilasyondan farklı olarak senkronize kardiyoversiyon adı verilen işlem uygulanabiliyor.

FİLMLERDE YANLIŞ GÖSTERİLEN 6 DEFİBRİLATÖR DETAYI

Ekranda görülen bazı uygulamalar gerçek tıbbi müdahaleden önemli ölçüde farklılaşıyor. Kalp duran herkese şok verilmesi gerekmiyor. Şok kararı kalp ritmine göre alınıyor.

Şok verilen kişinin hemen gözlerini açması beklenmiyor. Dolaşımın geri dönmesi zaman alabilir ve CPR devam edebilir. Arka arkaya kesintisiz şok uygulamak yerine güncel yaklaşımda uygun durumda şokun ardından hızla kalp masajına dönülüyor.

Otomatik şok cihazlarını yalnızca doktorlar kullanmıyor. Halka açık alanlardaki cihazlar, sağlık çalışanı olmayan kişileri de sesli komutlarla yönlendirecek şekilde tasarlanıyor. Kalp krizi ile kalp durması aynı şey değil. Kalp krizi geçiren herkese elektrik şoku uygulanmıyor. Defibrilatör de kalp masajının yerine geçmiyor. Erken CPR ve erken defibrilasyon birbirini tamamlıyor.

TÜRKİYE’DE OTOMATİK ŞOK CİHAZLARI İÇİN YENİ DÖNEM

Defibrilatör konusu Türkiye açısından 2026 itibarıyla daha da önemli hale geldi. 9 Aralık 2025’te yayımlanan Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı Hakkında Yönetmelik, 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle otomatik şok cihazlarının belirli kamusal alanlarda aşamalı biçimde bulundurulması öngörüldü.

2026 sonuna kadar belirlenen büyük alışveriş merkezleri, spor tesisleri, havalimanları, bazı terminaller, büyük işyerleri ve yüksek kapasiteli etkinlik alanları ilk gruplar arasında bulunuyor. 2027 ve 2028’de kapsamın farklı işyerleri, konaklama tesisleri, yurtlar, ibadethaneler ve akaryakıt istasyonları gibi alanlara genişletilmesi planlanıyor.

Ancak yükümlülük, tesisin türü ve kapasitesine göre değişiyor; her işletme aynı tarihte kapsam içine girmiyor.

SADECE SAĞLIKÇILAR MI KULLANABİLİR?

Hayır. Otomatik eksternal defibrilatörler, yani OED/AED cihazları, olay yerindeki kişinin kalp ritmini analiz ediyor ve yalnızca şok uygulanması gereken bir ritim algıladığında kullanıcıyı yönlendiriyor.

Türkiye’deki düzenleme kapsamında sağlık çalışanlarının yanı sıra ilk yardımcıların ve belirli koşullarda olay yerindeki vatandaşların da cihazı kullanabilmesi öngörülüyor. Cihaz sesli veya görsel komutlarla kullanıcıya hangi adımları izlemesi gerektiğini anlatıyor.

ÇOCUKLARDA DA KULLANILABİLİYOR

Otomatik şok cihazları gerektiğinde çocuklarda da kullanılabiliyor. Sekiz yaşından küçük çocuklarda mümkünse pediatrik ped veya çocuk modu tercih ediliyor. Ancak uygun ekipmanın bulunmadığı acil durumlarda defibrilasyonun gereksiz yere geciktirilmemesi önem taşıyor.

HAMİLELERDE ŞOK UYGULANABİLİR Mİ?

Gebelik, kalp durması halinde defibrilasyon uygulanmasına tek başına engel oluşturmuyor. Uygun ritim saptanması halinde şok verilebiliyor ve yaşam desteği standartları doğrultusunda müdahale sürdürülüyor.

KALP PİLİ OLAN KİŞİDE DEFİBRİLATÖR KULLANILIR MI?

Kalp pili veya vücuda yerleştirilmiş defibrilatörü bulunan bir kişide de kalp durması gelişmesi halinde harici otomatik şok cihazı kullanılabiliyor. Ancak elektrotların doğrudan deri altında bulunan cihazın üzerine yerleştirilmemesi gerekiyor.

DEFİBRİLATÖRÜN GİYİLEBİLEN TÜRLERİ DE VAR

Defibrilatör denildiğinde çoğu kişinin aklına hastanedeki büyük cihazlar geliyor. Oysa bazı hastalarda vücuda yerleştirilen ICD cihazları, kalp ritmini sürekli izleyerek gerektiğinde otomatik müdahale edebiliyor. Belirli hastalarda geçici dönemlerde kullanılan giyilebilir defibrilatör yelekleri de bulunuyor.

İLK BAŞARILI UYGULAMALARDAN BİRİ 1947’DE

Defibrilasyon teknolojisinin tarihi onlarca yıl öncesine uzanıyor. İlk başarılı insan uygulamalarından biri 1947’de cerrah Claude Beck tarafından, ameliyat sırasında ventriküler fibrilasyon gelişen 14 yaşındaki bir hastada gerçekleştirildi. 1950’li yıllarda ise göğüs kafesi açılmadan elektrik şoku uygulanmasına ilişkin çalışmalar yayımlandı ve teknoloji zaman içinde bugünkü taşınabilir cihazlara dönüştü.

HER DAKİKA NEDEN ÖNEMLİ?

Kalp durmasında geçen süre, hayatta kalma olasılığı açısından belirleyici.

FDA'nın aktardığı genel tahmine göre, yaşamı tehdit eden şoklanabilir ritim devam ederken defibrilasyonun geciktiği her dakika hayatta kalma olasılığı yaklaşık yüzde 7-10 azalabiliyor. Bu oran her hasta için kesin bir sonucu ifade etmiyor ancak erken müdahalenin önemini gösteriyor.

BİRİ ANİDEN YERE YIĞILIRSA NE YAPILMALI?

Bir kişinin aniden yere yığılması, tepki vermemesi ve normal nefes almaması halinde kalp durmasından şüphelenilmesi gerekiyor.

112 aranmalı, mümkünse hemen kalp masajına başlanmalı ve yakında otomatik şok cihazı varsa getirilmesi istenmeli. Yetişkinlerde göğüs kafesinin ortasına dakikada yaklaşık 100-120 bası yapılması öneriliyor.

Cihaz geldiğinde açılmalı ve sesli talimatları takip edilmeli. Cihaz kalp ritmini analiz ederken veya şok verirken hastaya dokunulmamalı. Cihaz şok önersin veya önermesin, verdiği yönlendirmeye göre kalp masajına devam edilmeli.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Tuvalette uzun kalmak hemoroidi tetikler mi?
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Tuvalette uzun kalmak hemoroidi tetikler mi?
WhatsApp
İhbar Hattı