Antibiyotik direncindeki artış, yeni ilaçların geliştirilmesinin yanı sıra mevcut bilimsel bilginin hekimlere nasıl ulaştırıldığı konusunu da gündeme taşıdı.
Dünya Sağlık Örgütünün 2025 yılında yayımladığı küresel antibiyotik direnci verileri, sorunun geleceğe ilişkin bir risk olmanın ötesinde, güncel tedavi süreçlerini de etkilediğini ortaya koyuyor.
ANTİBİYOTİK DİRENCİ GÜNLÜK KLİNİK UYGULAMAYI ETKİLİYOR
DSÖ, antibiyotik kullanımının izlenmesini, uygun reçeteleme uygulamalarının yaygınlaştırılmasını ve akılcı kullanım politikalarının güçlendirilmesini öncelikli başlıklar arasında gösteriyor.
Saha yönetimi ve hekim eğitimleri alanında çalışan Tevfik Tolga Kavun ise antibiyotik direnciyle mücadelede bilimsel verilerin günlük klinik karar süreçlerine dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti.
“BİLİMSEL VERİ KLİNİK KARARA DÖNÜŞMELİ”
Kavun’a göre yeni bir tedavinin klinik uygulamada karşılık bulması, yalnızca araştırmalardaki etkinlik ve güvenlilik sonuçlarının bilinmesiyle sınırlı değil.
Hekimin bilimsel veriyi mevcut tedavi seçenekleriyle karşılaştırabilmesi, farklı hasta gruplarında değerlendirebilmesi ve günlük pratiğinde kullanabileceği bir çerçeveye dönüştürebilmesi de sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor.
Kavun, “Bilimsel içeriğin değeri, yalnızca ne kadar kapsamlı olduğuyla değil, klinik karar açısından ne kadar anlaşılır ve kullanılabilir olduğuyla ölçülmeli. Hekimin karşısındaki bilimsel veriyi mevcut tedavi seçenekleriyle ilişkilendirebilmesi ve doğru hasta grubunda nasıl değerlendireceğini anlayabilmesi, yeni tedavilerin klinik uygulamadaki karşılığını belirleyen önemli unsurlardan biri.” dedi.
KAZAKİSTAN VE AZERBAYCAN’DA HEKİM EĞİTİMİ UYGULANDI
Kavun’un bir ilaç şirketinde Kazakistan’daki ulusal saha organizasyonunun yönetiminden sorumlu olduğu dönemde, bölge müdürleri ve medikal mümessillerden oluşan bir ekip üzerinden hekim eğitim modeli uygulandı. Kazakistan ve Azerbaycan’da hayata geçirilen modelde, farmakoloji bilgilerinin hekimlerin klinik karar sürecinde kullanabileceği şekilde yapılandırılması hedeflendi. Kavun’un verdiği bilgiye göre uygulamanın yürütüldüğü dönemde şirketin reçeteli ilaç segmentindeki pazar sıralaması 13’üncülükten 2’nciliğe yükseldi.
10 ŞEHİRDE 3 BİN 500 HEKİME ULAŞILDI
Akılcı antibiyotik kullanımına yönelik çalışmalarda da benzer bir yaklaşım benimsendi. Kavun’un Kazakistan’daki görevi sırasında, yerel sağlık otoritelerinin onayıyla yürütülen program kapsamında 10 şehirde yaklaşık 3 bin 500 hekime ulaşıldı.
Programda uygunsuz antibiyotik reçetelenmesinin azaltılması ve daha güvenli kullanım yaklaşımının yaygınlaştırılması amaçlandı. Bu uygulama, bilimsel iletişimin yalnızca yeni tedavilerin tanıtılmasıyla sınırlı kalmayıp, klinik kararların desteklenmesinde de kullanılabileceğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendirildi.