Avrupa’da düşen doğurganlık oranları ve artan yaş ortalaması, kıtanın demografik yapısını köklü biçimde değiştiriyor.
Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği nüfusunun 2025-2100 döneminde yüzde 11,7 azalarak 452 milyondan 399 milyona düşmesi bekleniyor. Bu da yaklaşık 53 milyonluk bir kayba işaret ediyor.
ÜLKELER ARASINDA BÜYÜK FARKLAR
Projeksiyonlar, Avrupa genelinde homojen bir tablo olmadığını gösteriyor. 30 ülkenin 12’sinde nüfus artışı beklenirken, 18 ülkede düşüş öngörülüyor.
En sert gerilemelerin Letonya, Litvanya, Polonya ve Yunanistan’da yüzde 30’un üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Bulgaristan, Hırvatistan, Romanya ve İtalya gibi ülkelerde de her dört kişiden birine yakın nüfus kaybı bekleniyor.
AZ SAYIDA ÜLKE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK
Buna karşılık Lüksemburg, İzlanda ve Malta’da nüfusun yüzde 25’in üzerinde artması öngörülüyor. İsviçre, İrlanda, Norveç ve İsveç gibi ülkelerde de daha sınırlı ama dikkat çekici artışlar bekleniyor.
GÖÇ BELİRLEYİCİ UNSUR
Uzmanlara göre ülkeler arasındaki bu farkın temel nedeni göç hareketleri.
Viyana Demografi Enstitüsü’nden uzmanlar, uzun süredir göç alan ülkelerin düşük doğurganlığa rağmen büyüyebildiğini, göç kaybı yaşayan ülkelerin ise hızla yaşlandığını vurguluyor. Doğurganlık ve ölüm oranlarının etkisi bulunsa da, nüfusun yönünü belirleyen ana faktörün net göç olduğu ifade ediliyor.
“BÜYÜK DÖRTLÜ”DE DENGELER DEĞİŞİYOR
AB’nin büyük ekonomileri arasında yalnızca İspanya’nın nüfusunun sınırlı da olsa artması bekleniyor. Fransa’da hafif düşüş öngörülürken, Almanya ve özellikle İtalya’da daha belirgin nüfus kaybı tahmin ediliyor.
Bu süreçte İspanya’nın, nüfus sıralamasında İtalya’yı geride bırakarak üçüncü sıraya yükselmesi bekleniyor.
AVRUPA HIZLA YAŞLANIYOR
Projeksiyonlara göre 2100 yılında Avrupa nüfusunun yaklaşık üçte biri 65 yaşın üzerinde olacak. 85 yaş üstü nüfusun payı üç kattan fazla artarak yüzde 10’un üzerine çıkacak.
Buna karşılık çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 47,8’den yüzde 40,5’e gerileyecek.