Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Yapay zekâ tasarımı evrensel aşı umut oldu

Yapay zekâ ile tasarlanan yeni aşı adayı, geniş virüs ailelerine karşı koruma sağlamayı ve gelecekteki pandemilere hazırlığı güçlendirmeyi hedefliyor.

GÜNCEL ARAŞTIRMALAR 07.06.2026 16:39 Nida Yağmur Mercan 38 okuma Okuma Süresi: 4 dk
Yapay zekâ tasarımı evrensel aşı umut oldu
Paylaş:
N

Yapay zekâ ile tasarlanan ve geniş virüs ailelerine karşı koruma sağlamayı hedefleyen yeni bir aşı adayı, gelecekteki pandemilere hazırlıkta yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

Birleşik Krallık’taki Cambridge ve Southampton üniversitelerinden bilim insanlarının öncülük ettiği araştırma ekibi, tamamen yapay zekâ tarafından tasarlanan ve insanlarda test edilen ilk aşı adayını geliştirdi.

“REAKTİF AŞI SİSTEMİ BU HIZA AYAK UYDURMAKTA ZORLANIYOR”

Denemenin başlıca araştırmacısı ve Southampton Üniversitesi’nden Prof. Saul Faust, grip, koronavirüsler ve Ebola grubundaki virüslerin sürekli evrim geçirdiğini belirterek mevcut aşı sisteminin bu hıza yanıt vermekte zorlandığını söyledi.

Faust, “Grip, koronavirüsler ve Ebola grubundakiler gibi virüsler sürekli evrim geçiriyor ve aşılar kullanıma sunulana kadar mevcut suşlarla uyumları zayıf kalabiliyor; mevcut ‘reaktif’ aşı sistemi bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor” dedi.

Son yıllarda özellikle betakoronavirüslerin neden olduğu salgınlar, yeni varyantların ortaya çıkma riskini yeniden gündeme taşıdı. COVID-19 pandemisi de bu virüs grubunun küresel ölçekte ne kadar yıkıcı olabileceğini gösterdi. İnsanlık, virüslerin hızına yetişmeye çalışıyor; virüsler de sanki mesaiye kalmış gibi durmadan mutasyon yapıyor, müthiş düzen.

GELECEKTEKİ SALGINLARA KARŞI DAHA GENİŞ KORUMA HEDEFİ

Araştırma ekibi, yalnızca mevcut virüs suşlarına değil, gelecekte ortaya çıkabilecek tehlikeli mutasyonlara karşı da daha geniş koruma sağlayabilecek yeni bir aşı yaklaşımı geliştirdi.

Aşı adayı, Ebola ya da koronavirüs grubu gibi geniş virüs ailelerine karşı, bu virüsler mutasyona uğramaya devam etse bile kalıcı koruma sağlamayı hedefliyor.

Cambridge Üniversitesi Viral Zoonotik Laboratuvarı’ndan Prof. Jonathan Heeney, aşı geliştirme sürecinin artık yalnızca mevcut tehdide yanıt veren bir sistem olmaktan çıkarıldığını söyledi.

Heeney, “Aşı geliştirme sürecini tepkisel olmaktan çıkarıp geleceğe karşı dayanıklı hale getirdik” dedi.

“VARYANTLARIN PEŞİNDEN KOŞMA DÖNGÜSÜNDEN KURTULABİLİRİZ”

Araştırmanın bilimsel lideri Prof. Jonathan Heeney, geleneksel aşıların sınırlı koruma sağlayabildiğini belirterek, yeni yaklaşımın sürekli değişen virüs varyantlarını yakalama zorunluluğunu azaltabileceğini ifade etti.

Heeney, “Sınırlı koruma sunan geleneksel aşıların yarattığı sorunu aştık. Bu sayede, tıpkı kuyruğunu kovalayan bir köpek gibi, insanlarda dolaşan virüs varyantlarının peşine düşüp aşıları sürekli güncellemeye çalıştığımız kısır döngüden kurtulabiliyoruz” diye konuştu.

Heeney’e göre bu yeni sınıf evrensel aşılar, henüz ortaya çıkmamış virüslere karşı da potansiyel koruma sağlayabilir.

YAPAY ZEKÂ “SÜPER ANTİJEN” TASARLADI

Araştırmacılar, aşıyı geliştirmek için “süper antijen” adı verilen, tamamen yapay zekâ ile tasarlanmış etkin bir bileşen kullandı.

Aşı, tek bir virüs suşunu hedeflemek yerine, birden fazla koronavirüsün ortak özelliklerini taklit eden bilgisayar tasarımlı bir protein içeriyor. Bu sayede bağışıklık sisteminin, aynı temel özellikleri taşıyan geniş bir patojen grubuna karşı yanıt vermesi amaçlanıyor.

Ekip, özellikle yarasalarda dolaşan ve insanlara ya da diğer memelilere sıçrayabilen Sarbeco koronavirüslerine ait dünya genelindeki genetik dizi verilerini kullandı. Bu veriler üzerinde makine öğrenmesi uygulanarak süper antijen tasarlandı.

İĞNE GEREKTİRMEYEN UYGULAMA YÖNTEMİ

Aşının dikkat çeken bir diğer yönü ise iğne gerektirmemesi oldu.

Aşı, antijeni yüksek hızlı bir sıvı akımıyla doğrudan deri içine ileten mikroakışkan jet sistemiyle uygulanıyor. Araştırmacılar, bu yöntemin ihtiyaç duyulan aşı hacmini azaltabileceğini, kesici-delici atıkları ortadan kaldırabileceğini ve iğne kullanımının sorun oluşturduğu bölgelerde kabulü artırabileceğini belirtti.

Bu tür aşıların genel olarak mRNA alternatiflerine kıyasla daha termostabil olduğu ve ultra soğuk zincir gerektirmediği de vurgulandı. Bu özellik, aşının düşük ve orta gelirli ülkelerde ve hızlı müdahale gerektiren salgın durumlarında kullanılabilirliğini artırabilir.

39 GÖNÜLLÜDE TEST EDİLDİ

İlk deneme, aşının güvenliği, tolere edilebilirliği ve oluşturduğu bağışıklık yanıtını değerlendirmek amacıyla az sayıda katılımcıyla yürütüldü.

Aralık 2021 ile Eylül 2023 arasında 39 gönüllüye aşı uygulandı. Araştırmacılar, aşının dört farklı dozda da iyi tolere edildiğini ve önemli bir güvenlik sorunu bildirilmediğini açıkladı.

Birleşik Krallık Ulusal Sağlık ve Bakım Araştırmaları Enstitüsü’nün (NIHR) Bilimsel Direktörü Prof. Marian Knight, yapay zekâ tasarımı bu süper antijen denemesinin geniş ve kalıcı viral koruma açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

Knight, “Yapay zekâ ile tasarlanan bu ‘süper antijen’ denemesinin olağanüstü başarısı, geniş ve kalıcı viral koruma sağlama kapasitemizde kritik bir sıçramayı ifade ediyor” dedi.

FAZ 2 DENEMELERİNE GEÇİLECEK

Başarılı ilk sonuçların ardından araştırmacılar, aşının daha geniş ve daha çeşitli bir nüfusta bağışıklık yanıtı oluşturma kapasitesini değerlendirmek için faz 2 klinik denemeye başlamaya hazırlanıyor.

Yeni aşamada, aşının güçlü ve geniş spektrumlu bağışıklık sağlayıp sağlamadığı daha kapsamlı biçimde incelenecek.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
ETİKETLER
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Uzman uyardı: Bu belirtiler sıcakla artıyor
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Uzman uyardı: Bu belirtiler sıcakla artıyor
WhatsApp
İhbar Hattı