Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Robotik cerrahi yapay zekayla güçleniyor

IURES 2026’da yapay zeka, dijital ikiz, telecerrahi ve yeni nesil robotik sistemlerin ürolojik cerrahideki kullanım alanları ele alındı.

GÜNCEL ARAŞTIRMALAR 18.10.2026 10:44 Bora Toprak Kasapoğlu 36 okuma Okuma Süresi: 3 dk
Robotik cerrahi yapay zekayla güçleniyor
Paylaş:
N

Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneğinin (IURES) Aydın’ın Didim ilçesinde düzenlediği IURES 2026 Kongresi’nde yapay zeka destekli cerrahi, yeni nesil robotik sistemler, dijital ikiz, telecerrahi ve sanal gerçeklik teknolojileri ele alındı.

Uzmanlar, hastanın radyolojik verilerinden oluşturulan üç boyutlu “dijital ikiz” üzerinde ameliyatın önceden planlanabilmesinin kişiye özel cerrahi açısından yeni imkanlar sunduğunu belirtti.

ROBOTİK CERRAHİDE BEŞİNCİ NESİL DÖNEM

IURES 2026 Kongre Başkanı Prof. Dr. Burak Turna, ürolojide teknoloji ile cerrahi deneyimin giderek daha fazla bütünleştiğini söyledi.

Turna, “Yeni nesil robotik cerrahi artık yalnızca cerrahın el hareketlerini hassaslaştıran bir sistem olmanın ötesine geçiyor. Beşinci nesil robotik teknoloji, daha gelişmiş görüntüleme, cerrahi hassasiyet, dokunsal geri bildirim ve cerrahi verilerin daha etkin kullanılabilmesine olanak sağlayan yeni bir dönemi temsil ediyor.” dedi.

Yapay zekanın cerrahi görüntüler, anatomik yapılar ve büyük miktardaki verileri analiz ederek gelecekte ameliyat sırasında cerraha karar desteği sağlayabileceğini belirten Turna, bunun kişiye özel cerrahinin gelişiminde önemli bir adım olabileceğini ifade etti.

AMELİYAT ÖNCEDEN SANAL ORTAMDA PLANLANABİLİYOR

IURES İkinci Başkanı Prof. Dr. Emre Huri, 3D baskı, dijital ikiz ve sanal gerçeklik teknolojilerinin cerrahi planlamaya yeni bir boyut kazandırdığını söyledi.

Huri, “3D baskı, dijital ikiz ve sanal gerçeklik teknolojilerinin entegrasyonu sayesinde, cerrahi artık 'tahmin etme' sanatından, 'milimetrik hesaplama' bilimine dönüşmektedir.” ifadelerini kullandı.

Dijital ikiz teknolojisinde hastanın tomografi veya MR görüntülerinin özel yazılımlarla işlenerek organ, damar ve tümör gibi yapıların üç boyutlu modelinin oluşturulduğunu anlatan Huri, cerrahların ameliyat öncesinde bu model üzerinde farklı senaryoları değerlendirebildiğini belirtti.

TELECERRAHİ İLE MESAFE ENGELİ AZALABİLİR

Kongre Başkanı Prof. Dr. Murat Binbay ise telecerrahinin cerrah ile hastanın fiziksel olarak aynı ortamda bulunması zorunluluğunu ortadan kaldırabilecek bir teknoloji olduğunu söyledi.

Binbay, bu yöntemin özellikle ileri robotik cerrahi deneyiminin sınırlı olduğu bölgelerde uzmanlık bilgisinin hastalara ulaştırılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Teknolojinin yaygınlaşması için veri güvenliği, altyapı ve hukuki sorumluluk gibi başlıkların dikkatle ele alınması gerektiğini de vurguladı.

ROBOTİK SİSTEMLER CERRAHA AKTİF DESTEK VEREBİLİR

Binbay, yeni nesil robotik sistemlerin yalnızca cerrahın hareketlerini hassaslaştıran cihazlardan, ameliyat sırasında aktif destek sağlayan sistemlere doğru geliştiğini ifade etti.

Gelecekte anatomik yapıları tanıyabilen, kritik bölgelere yaklaşıldığında cerrahı uyarabilen ve sesli komutlarla yönlendirilebilen sistemlerin kullanılabileceğini öngördüğünü söyledi.

“AMELİYATI ROBOT DEĞİL, CERRAH YAPIYOR”

IURES Başkanı Prof. Dr. Fatih Atuğ da robotik cerrahinin başarısının yalnızca kullanılan teknolojiye bağlı olmadığını vurguladı.

Atuğ, “Bununla birlikte ameliyatın başarısını yalnızca kullanılan robot belirlemez. Cerrahın deneyimi, doğru hasta seçimi ve uygulanan cerrahi teknik son derece önemlidir. Ameliyatı robot değil, cerrah yapıyor. Cerrahın bilgisi, tecrübesi burada en önemli faktör.” dedi.

Uygun hastalarda robotik cerrahinin daha az kan kaybı, daha küçük kesiler ve daha kısa hastanede kalış süresi gibi avantajlar sağlayabildiğini belirtti.

PROSTAT KANSERİNDE HEDEFE YÖNELİK YÖNTEMLER

Kongrede prostat kanserinin tanı ve tedavisinde kullanılan yeni yaklaşımlar da değerlendirildi.

Turna, uygun seçilmiş lokalize prostat kanseri hastalarında kullanılan fokal tedavilerin yalnızca hastalıklı bölgeyi hedeflerken sağlıklı dokuların mümkün olduğunca korunmasını amaçladığını söyledi.

Atuğ ise multiparametrik prostat MR ve MR-ultrason füzyon biyopsisinin şüpheli bölgelerin daha hedefli değerlendirilmesinde kullanılabildiğini ifade etti.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
İş stresi ruh sağlığını zorluyor! AB’den çarpıcı yüzde 45 verisi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
İş stresi ruh sağlığını zorluyor! AB’den çarpıcı yüzde 45 verisi
WhatsApp
İhbar Hattı