Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

İnsanlarda hücre yenilemeyi hedefleyen gen tedavisi ilk kez denendi

ABD’li Life Biosciences, yaşlı ya da hasar görmüş hücreleri yenilemeyi hedefleyen ER-100 adlı deneysel gen tedavisinin ilk kez bir insana uygulandığını duyurdu.

GÜNCEL ARAŞTIRMALAR 11.06.2026 11:02 Nida Yağmur Mercan 44 okuma Okuma Süresi: 4 dk
İnsanlarda hücre yenilemeyi hedefleyen gen tedavisi ilk kez denendi
Paylaş:
N

ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Life Biosciences, yaşlı ya da hasar görmüş hücreleri yenilemeyi hedefleyen deneysel bir gen tedavisinin ilk kez bir insana uygulandığını duyurdu.

Boston merkezli şirketin geliştirdiği ER-100 adı verilen tedavi, optik sinirde hasarla seyreden ve optik nöropatiler olarak bilinen göz hastalıklarını hedefliyor. Tedavi, hücrelerde yaşlanmayla ilişkili bazı değişiklikleri geri çevirmeyi amaçlayan kısmi epigenetik yeniden programlama yaklaşımına dayanıyor.

İLK İNSAN UYGULAMASI DUYURULDU

Life Biosciences’tan bilim insanları, ER-100’ün kemirgenler ve primatlar üzerinde denenmesinin ardından ilk insan hastaya uygulandığını açıkladı. Şirket, ER-100’ün klinik deneme onayı alan ilk epigenetik yenileme adayı olduğunu belirterek, başarılı olması halinde bu tedavinin insanlarda hücre yenilenmesi alanında önemli bir aşama olabileceğini bildirdi. Tedavi henüz deneysel aşamada bulunuyor ve klinik kullanım için onaylı değil.

OSK FAKTÖRLERİYLE HÜCRELERİN YAŞI HEDEFLENİYOR

ER-100, AAV2-OSK olarak da adlandırılıyor. Tedavi, Oct4, Sox2 ve Klf4 adlı üç proteinden oluşan OSK faktörlerini kullanıyor.

Bu proteinler, hücrelerde kısmi epigenetik yeniden programlama yaparak yaşlanma ve hasarla ilişkili değişiklikleri azaltmayı hedefliyor. Araştırmacılara göre amaç, hücreleri tamamen kök hücre haline döndürmek değil; işlevlerini kaybetmiş ya da yaşlanmış hücrelerde belirli özellikleri yeniden düzenlemek.

TEDAVİ NASIL ÇALIŞIYOR?

İnsan DNA’sının temel dizilimi yaşam boyunca büyük ölçüde sabit kalıyor. Ancak hangi genlerin aktif ya da pasif olacağını belirleyen epigenetik düzen zamanla değişebiliyor.

Bu değişiklikler yaşlanma, hastalıklar, yaralanmalar, sigara veya alkol kullanımı gibi çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinden etkilenebiliyor. Zamanla biriken epigenetik bozulmaların kanser, nörolojik hastalıklar ve doku işlev kaybı gibi sorunlarla ilişkili olabileceği belirtiliyor.

Life Biosciences’ın yaklaşımı, genetik talimatları hedef hücrelere ulaştırarak bu epigenetik değişiklikleri yeniden düzenlemeyi amaçlıyor. OSK proteinleri, hedef hücrelerde bir tür “yeniden başlatma” etkisi oluşturarak hücre işlevini geri kazandırmayı hedefliyor.

YAMANAKA FAKTÖRLERİNDEN İLHAM ALIYOR

Bu yaklaşım, biyolojide sıradan hücrelerin yeniden kök hücre benzeri hale getirilmesinde kullanılan Yamanaka faktörleriyle bağlantılı.

Sir John B. Gurdon ve Shinya Yamanaka, hücrelerin yeniden programlanmasına ilişkin çalışmalarıyla 2012 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazanmıştı.

Bugün birçok biyoteknoloji şirketi, bu mekanizmanın yaşa bağlı hastalıkların tedavisinde kullanılıp kullanılamayacağını araştırıyor.

İLK HEDEF GÖZ HASTALIKLARI

ER-100 için başlatılan Faz 1 çalışma, tedavinin insanlarda güvenli olup olmadığını değerlendirmeyi amaçlıyor.

İlk insanlı deneme, görme kaybına yol açabilen iki ciddi göz hastalığı olan açık açılı glokom ve non-arteritik anterior iskemik optik nöropati hastalarını kapsayacak.

Açık açılı glokom, gözün drenaj sistemindeki bozulma nedeniyle sıvı birikmesi ve göz içi basıncının artmasıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir hastalık olarak biliniyor. Görme kaybı çoğunlukla önce çevresel görmede başlıyor ve zaman içinde ilerleyebiliyor.

Non-arteritik anterior iskemik optik nöropati ise görme sinirine giden kan akışının azalmasıyla ortaya çıkan ani bir tablo olarak tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman tek gözü etkiliyor ve görme kaybı hızlı gelişebiliyor.

“YAŞLANMA BİYOLOJİSİ İÇİN ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI”

Life Biosciences’ın kurucu ortağı ve Harvard Tıp Fakültesi Genetik Profesörü David Sinclair, çalışmanın yaşlanma biyolojisi alanı için önemli bir aşama olduğunu söyledi.

Sinclair, “Araştırmalarımız, yaşlanmanın büyük ölçüde geri döndürülemez hasarlardan değil, epigenetik bilginin kaybından kaynaklandığını öne sürüyor. Bu klinik çalışma, bu bilginin geri kazandırılmasının insan hastalıklarını hafifletip hafifletemeyeceğini test etmek için ilk fırsatı sunuyor.” dedi.

ŞİRKET KARACİĞER HASTALIĞI İÇİN DE ÇALIŞIYOR

Life Biosciences, ER-100’ün yanı sıra farklı organlarda kullanılabilecek başka tedavi adayları üzerinde de çalıştığını belirtiyor.

Şirket, karaciğer hastalığına yönelik ikinci bir tedaviyi de test ediyor ve hücreleri yeniden programlamayı hedefleyen yaklaşımını vücuttaki diğer organlara taşımayı amaçlıyor.

ALANA İLGİ VE YATIRIM ARTIYOR

Yaşlanmayı yavaşlatma, yaşa bağlı hastalıkları tedavi etme ya da hücresel işlevleri yenileme hedefiyle OSK ve benzeri mekanizmalar üzerinde çalışan tek şirket Life Biosciences değil.

OpenAI’nin kurucu ortaklarından Sam Altman’ın desteklediği Retro Biosciences, yaşa bağlı hastalıkları hedefleyen tedavilerle insan ömrüne sağlıklı yıllar eklemeyi amaçlıyor.

Birleşik Krallık’ın Cambridge kentindeki Shift Bioscience da yaşa bağlı hastalıkların temel nedenlerini hedeflemek için OSK mekanizmasını araştıran şirketler arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre bu alandaki çalışmalar umut verici olsa da tedavilerin güvenliği, etkinliği ve uzun vadeli sonuçları konusunda daha fazla klinik veriye ihtiyaç bulunuyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
LGS öncesi uzman uyarısı: Kahvaltıyı ihmal etmeyin
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
LGS öncesi uzman uyarısı: Kahvaltıyı ihmal etmeyin
WhatsApp
İhbar Hattı