Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Güney Şenol, Parkinson hastalığının erken belirtilerinin çoğu zaman fark edilmeden geçebildiğini belirtti.
Dünya genelinde yaygınlığı artan Parkinson hastalığının, toplumda genellikle titreme ile ilişkilendirildiğini ancak hastalığın bu aşamadan çok önce farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini ifade etti.
ERKEN BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLİYOR
Şenol, Parkinson’un yalnızca hareket sistemiyle ilgili bir hastalık olmadığını vurgulayarak, motor bulgular ortaya çıkmadan yıllar önce bazı sinyaller verdiğini söyledi.
Bu belirtiler arasında koku kaybı, kabızlık ve uyku bozukluklarının öne çıktığını belirtti.
BELİRTİLER FARKLI HASTALIKLARLA KARIŞABİLİYOR
Erken dönem bulgularının çoğu zaman başka nedenlere bağlandığını ifade eden Şenol, koku kaybının yaşa, kabızlığın beslenmeye, uyku problemlerinin ise stres gibi faktörlere atfedilebildiğini dile getirdi.
Bu durumun tanı sürecini geciktirdiğine dikkat çekti.
“TEK BAŞINA BELİRTİ YETERLİ DEĞİL”
Şenol, bu bulguların tek başına Parkinson tanısı koydurmayacağını ancak bir arada görülmeleri halinde risk oluşturabileceğini belirtti. Zamanla titreme ve hareketlerde yavaşlama gibi belirtiler eklendiğinde mutlaka nörolojik değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.
ERKEN TANI KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR
Hastalığın ilerleyici bir yapıya sahip olduğunu belirten Şenol, motor belirtiler ortaya çıktığında beyindeki dopamin üreten hücrelerin önemli bir kısmının kaybedilmiş olabileceğini ifade etti.
Bu nedenle erken farkındalığın hastalığın yönetiminde kritik rol oynadığını söyledi.
YAŞAM TARZI TEDAVİNİN PARÇASI
Parkinson tedavisinin yalnızca ilaçla sınırlı olmadığını belirten Şenol, düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve sosyal yaşamın sürdürülmesinin hastalığın etkilerini azaltmada önemli olduğunu kaydetti.