Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

El ve koltuk altı terlemesine karşı cerrahi yöntem

Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, ileri düzey el ve koltuk altı terlemesinde cerrahi tedavinin uygun hastalarda etkili sonuçlar sağlayabileceğini söyledi.

SAĞLIKLI YAŞAM REHBERİ 09.06.2026 16:47 Nida Yağmur Mercan 36 okuma Okuma Süresi: 3 dk
El ve koltuk altı terlemesine karşı cerrahi yöntem
Paylaş:
N

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, ileri düzey el ve koltuk altı terlemesi yaşayan, günlük yaşam kalitesi belirgin şekilde bozulan hastalarda cerrahi tedavinin etkili sonuçlar sağlayabildiğini belirtti.

Toplumda her 100 kişiden birinde görülen hiperhidroz, yani aşırı terleme, yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik etkileriyle de dikkati çekiyor. Özellikle el, koltuk altı, ayak ve yüz bölgesinde ortaya çıkan kontrolsüz terleme; kişinin günlük yaşamını, iş performansını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebiliyor.

AŞIRI TERLEME TIBBİ BİR HASTALIK

Medicana Ataköy Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, hiperhidrozun çoğu zaman stres, heyecan ya da kişisel yapı olarak değerlendirildiğini ancak bunun tıbbi bir hastalık olduğunu söyledi.

Demirkaya, primer hiperhidrozun, yani altta yatan başka bir hastalık olmadan gelişen aşırı terlemenin genellikle genç yaşlarda başladığını belirtti.

İLK SEÇENEK HER ZAMAN CERRAHİ DEĞİL

Hiperhidroz tedavisinde ilk aşamada medikal antiperspiran ürünler, iyontoforez uygulamaları, botoks enjeksiyonları ve sistemik ilaç tedavilerinin değerlendirildiğini aktaran Demirkaya, bazı hastalarda bu yöntemlerin yeterli olmayabildiğini ifade etti.

Demirkaya, “Ancak özellikle ileri düzey el ve koltuk altı terlemesi yaşayan hastalarda bu yöntemlerin etkisi sınırlı kalabilir. Bazı hastalarda tedavilerin geçici olması veya günlük yaşam konforunu yeterince sağlayamaması nedeniyle cerrahi seçenek gündeme geliyor. Özellikle yaşam kalitesi belirgin şekilde bozulan hastalarda cerrahi tedavi oldukça etkili sonuçlar sağlayabiliyor.” dedi.

ETS YÖNTEMİYLE TERLEME KONTROL ALTINA ALINABİLİYOR

Hiperhidroz cerrahisinde en sık kullanılan yöntemin Endoskopik Torakal Sempatektomi olduğunu belirten Demirkaya, ETS operasyonunun kapalı yöntemle yapıldığını söyledi.

Demirkaya, ter bezlerini kontrol eden sempatik sinirlerin aşırı çalışması nedeniyle terlemenin arttığını belirterek, ETS operasyonunda göğüs boşluğu içerisindeki ilgili sinir zincirine küçük kesiler yardımıyla müdahale edildiğini aktardı.

“İşlem genel anestezi altında yapılır ve çoğu hasta aynı gün taburcu edilebilir. Yaklaşık 30-45 dakika süren operasyonun, özellikle şiddetli avuç içi terlemesi, koltuk altı hiperhidrozu ve sosyal yaşamı etkileyen yüz terlemelerinde başarı oranına sahip olduğu söylenebilir. Birçok hastada ameliyat sonrası eller daha operasyon masasındayken kuru hale gelir.” ifadelerini kullandı.

DOĞRU HASTA SEÇİMİ ÖNEM TAŞIYOR

Cerrahi tedavi planlamasında doğru hasta seçiminin kritik olduğunu vurgulayan Demirkaya, ameliyat öncesinde altta yatan nedenlerin mutlaka araştırılması gerektiğini belirtti.

Demirkaya, tiroit hastalıkları, enfeksiyonlar, menopoz ve bazı metabolik hastalıkların aşırı terlemeye yol açabileceğini ifade ederek, gerekli durumlarda tiroit fonksiyon testleri, glukoz metabolizması değerlendirmeleri ve endokrin incelemelerin yapılabileceğini kaydetti.

KOMPANSATUVAR TERLEME GÖRÜLEBİLİR

Prof. Dr. Demirkaya, ETS sonrası bazı hastalarda sırt, karın veya bacak bölgelerinde kompansatuvar terleme görülebileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle cerrahi öncesinde hastaların ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini belirten Demirkaya, “Çoğu hastada bu durum hafif veya orta düzeyde görülür. Nadiren yaşam kalitesini etkileyebilecek seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle gerçekçi beklenti yönetimi tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

SOSYAL YAŞAM VE PSİKOLOJİYİ ETKİLEYEBİLİYOR

Hiperhidrozun bireyin sosyal yaşamını, mesleki performansını ve psikolojik durumunu etkileyebilen önemli bir sağlık problemi olduğunu belirten Demirkaya, uygun hastalarda minimal invaziv cerrahi tekniklerle olumlu sonuçlar alınabildiğini söyledi.

Demirkaya, doğru değerlendirme ve uygun tedavi planlamasıyla aşırı terleme sorununun kontrol altına alınabileceğini ifade etti.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Diyabetle mücadelede yeni adım: Şekerli içeceklere vergi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Diyabetle mücadelede yeni adım: Şekerli içeceklere vergi
WhatsApp
İhbar Hattı