Sağlıklı beslenme önerilerinde çoğu zaman günde beş porsiyon meyve ve sebze tüketimi öne çıkarılıyor. Ancak yeni bir araştırma, kalp sağlığı açısından yalnızca miktarın değil, hangi meyve ve sebzelerin tercih edildiğinin de belirleyici olabileceğini ortaya koydu.
Protein, lif, karbonhidrat, vitamin ve mineraller sağlıklı beslenmenin temel bileşenleri arasında yer alırken, bitkisel kaynaklı bazı doğal bileşikler de vücut üzerinde önemli etkiler gösterebiliyor. Bu bileşiklerden biri de antioksidan özellikleriyle bilinen flavanoller.
FLAVANOLLER KALP SAĞLIĞINI DESTEKLEYEBİLİYOR
Flavanoller, bitkilerde doğal olarak bulunan ve antioksidan etki gösterebilen bileşikler arasında yer alıyor. Önceki araştırmalar, günlük 500 miligram flavanol alımının kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm riskinde belirgin azalmayla ilişkili olabileceğini göstermişti.
Food and Function dergisinde yayımlanan yeni çalışmada, İngiltere ve ABD’den 30 bini aşkın katılımcının beslenme verileri incelendi. Araştırmada, mevcut beslenme önerilerine uygun biçimde günde beş porsiyon meyve ve sebze tüketmenin, tek başına yeterli flavanol alımını garanti etmediği belirlendi.
“TOPLAM MİKTARDAN ÇOK TERCİHLER BELİRLEYİCİ”
Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Javier Ottaviani, flavanollerin kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini azaltmada etkili olabileceğini, ancak bunun yeterli miktarda alımla mümkün olduğunu söyledi.
Ottaviani, “Flavanoller kardiyovasküler hastalıklardan ölüm riskini önemli ölçüde azaltabilir, ancak yalnızca yeterince tüketirseniz.” dedi.
Birçok kişinin bol meyve ve sebze tüketmenin bu ihtiyacı karşılamaya yeteceğini düşündüğünü belirten Ottaviani, “Oysa bu araştırmanın gösterdiği şey, toplam miktardan çok yaptığınız spesifik tercihlerin belirleyici olduğu.” ifadelerini kullandı.
BEŞ PORSİYON HER ZAMAN YETERLİ OLMAYABİLİR
Araştırmacılar, meyve ve sebze tüketimi ile sağlıklı beslenme kalıplarına ilişkin mevcut önerilere uyan kişiler arasında bile yeterli flavanol alanların oranının düşük kaldığını tespit etti.
Çalışmaya göre, bu gruptaki katılımcıların yüzde 25’inden azı günde en az 500 miligram flavanol alımına ulaşabildi.
Dikkat çeken bir diğer bulgu ise meyve ve sebze tüketimi yüksek olanlarla düşük olan katılımcılar arasında flavanol alımı açısından neredeyse fark bulunmaması oldu. Bu durum, flavanol bakımından zengin gıdaların bilinçli seçilmesinin önemini gösterdi.
HANGİ BESİNLER FLAVANOL AÇISINDAN ÖNE ÇIKIYOR?
Flavanoller özellikle çekirdekli meyveler, üzümsü meyveler, sert çekirdekli meyveler ve bazı baklagillerde bulunuyor. Çay ve kakaodan elde edilen ürünler de flavanol kaynakları arasında yer alıyor.
Ottaviani, günlük beslenmeye küçük ama doğru eklemeler yapılmasının alınan faydalı bileşik miktarında önemli fark yaratabileceğini belirtti.
Ottaviani, “Öğününüzün yanında bir avuç böğürtlen, bir tam elma ya da bir fincan yeşil çay eklemek, diyetten gerçekte ne kadar faydalı bileşik aldığınız ve emdiğiniz konusunda ciddi bir fark yaratabilir.” dedi.
EN ZENGİN FLAVANOL KAYNAKLARI
Araştırmada tüm meyve ve sebzelerin aynı düzeyde flavanol içermediği vurgulandı. Flavanol bakımından öne çıkan bazı gıdalar ve yaklaşık içerikleri şöyle sıralandı:
- Erik: 500 gramda yaklaşık 450 miligram
- Kızılcık: 250 gramda yaklaşık 300 miligram
- Böğürtlen: 200 gramda yaklaşık 250 miligram
- Yeşil çay: 250 mililitrelik bir fincanda yaklaşık 200 miligram
- Bakla: 80 gramda yaklaşık 140 miligram
- Kiraz: 400 gramda yaklaşık 130 miligram
- Kabuklu elma: Orta boy bir elmada yaklaşık 110 miligram
- Çilek: 200 gramda yaklaşık 90 miligram
- Yaban mersini: 150 gramda yaklaşık 80 miligram
- Pinto fasulyesi: 40 gram kuru üründe yaklaşık 70 miligram
BESLENME REHBERLERİ DAHA SPESİFİK HALE GELEBİLİR
Reading Üniversitesi’nden Prof. Gunter Kuhnle, farklı meyve ve sebzelerin yalnızca vitamin ve mineral içerikleriyle değil, sağladıkları bitkisel bileşiklerle de farklı etkiler gösterebildiğini söyledi.
Kuhnle, “Farklı meyve ve sebzeler, vitamin ve minerallerin ötesinde çok farklı besinsel faydalar sunuyor ve bu bileşenlere dair anlayışımız geliştikçe, beslenme rehberlerini daha spesifik ve daha etkili hale getirmek için gerçek bir fırsat doğuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Araştırmacılara göre, kalp dostu beslenmede yalnızca porsiyon sayısına odaklanmak yerine, flavanol bakımından zengin besinleri bilinçli biçimde seçmek daha etkili bir yaklaşım olabilir.