Türkiye'de organ nakli bekleyen hasta sayısı 33 bine yaklaşırken kadavradan organ bağışının yetersizliği yeniden gündeme geldi. Sağlık alanında faaliyet gösteren üç derneğin paylaştığı verilere göre 2026 yılının ilk 10 ayında beyin ölümü tanısı konulan 2 bin 78 kişiden yalnızca 375'inde organ bağışı gerçekleşti. Uzmanlar, Türkiye'nin canlı vericiden organ naklinde dünya genelinde öne çıktığını ancak kadavradan bağışta aynı başarıya ulaşılamadığını belirtti.
3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında organ nakli bekleyen hastaların durumu, beyin ölümü hakkındaki yanlış bilgiler ve bağış oranlarını artırmaya yönelik çalışmalar ele alındı.
ORGAN NAKLİ BEKLEYENLERİN 28 BİNİ BÖBREK HASTASI
Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 33 bin kişinin organ nakli beklediğini açıkladı.
Bu hastaların yaklaşık 28 bininin böbrek, 2 bin 500'ünün karaciğer ve 1500'ünün kalp nakli beklediğini belirten Türkmen, özellikle böbrek hastalarının durumuna işaret etti.
Türkiye'de her yıl yaklaşık 14 bin yeni diyaliz hastası ortaya çıktığını söyleyen Türkmen, yıllık böbrek nakli sayısının ise 3 bin 500 civarında kaldığını ifade etti.
Türkmen, canlı vericiden böbrek naklinde Türkiye'nin dünyada ilk sırada bulunduğunu belirterek aynı başarının kadavradan nakillere de taşınması gerektiğini vurguladı.
2 BİN 78 BEYİN ÖLÜMÜ VAKASINDAN 375'İNDE BAĞIŞ YAPILDI
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, 2026 yılının ocak-ekim dönemine ilişkin organ bağışı verilerini paylaştı.
Gül, "Ülkemizde bu yılın ilk 10 ayında toplam 2 bin 78 kişiye beyin ölümü tanısı konuldu ancak bu vakalardan sadece 375'inde organ bağışı gerçekleşti. Yani beyin ölümü gerçekleşen hastaların yaklaşık yüzde 18'i bağışa dönüştü." dedi.
Böylece beyin ölümü tanısı konulan 1703 vakada organ bağışı gerçekleşmedi.
Gül, bağış yapılamayan vakaların organ nakli bekleyen hastalar açısından önemli bir kayıp oluşturduğunu belirtti.
KADAVRADAN ORGAN BAĞIŞINDA TÜRKİYE GERİDE KALIYOR
Organ Nakli Koordinatörleri Derneği Başkanı Öğr. Gör. Nilgün Bilal, Türkiye'de canlı vericili organ nakillerinde güçlü bir sağlık altyapısı bulunduğunu ancak kadavradan bağış oranlarının düşük kaldığını söyledi.
Bilal'in paylaştığı bilgilere göre Türkiye'de yaşamını yitiren kişilerden yapılan organ bağışı, bir milyon nüfus başına yaklaşık 5 düzeyinde bulunuyor.
Bu oranın İspanya'da 50, Avrupa ülkelerinde ise 20 ila 40 arasında olduğunu belirten Bilal, Türkiye'de organ bağışı kültürünün geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bilal, "Her türlü organ naklini yapacak dünyanın en ileri seviyesinde merkezlerimiz var. Vatandaşın bağışladığı her organın ülkenin herhangi bir yerindeki en uygun hastaya devletin yine imkanlarıyla ulaştırılacak bir sistemimiz var, yoğun bakımlarımızda beyin ölümü tanısı da konulabiliyor, yeterli sayıda yoğun bakım yatağımız var, tek eksiğimiz biraz daha toplumsal farkındalık." açıklamasını yaptı.
BEYİN ÖLÜMÜ İLE BİTKİSEL HAYAT AYNI ŞEY DEĞİL
Prof. Dr. Fethi Gül, organ bağışı konusunda en sık karşılaşılan sorunlardan birinin beyin ölümünün koma veya bitkisel hayatla karıştırılması olduğunu söyledi.
Beyin ölümünün beyin ve beyin sapı işlevlerinin geri dönüşümsüz olarak kaybedilmesi anlamına geldiğini belirten Gül, bunun tıbben ve hukuken ölüm kabul edildiğini vurguladı.
Bitkisel hayattaki hastalarda kendiliğinden solunum devam edebilirken beyin ölümü gerçekleşen kişilerde solunumun ancak cihaz desteğiyle sürdürülebildiğini anlattı.
Gül, beyin ölümü tanısını koyan hekimlerle organ naklini gerçekleştiren ekiplerin birbirinden bağımsız çalıştığını da hatırlattı.
E-DEVLET ÜZERİNDEN ORGAN BAĞIŞINA İLGİ ARTTI
Organ bağışı sürecindeki mevzuat değişikliklerine de değinen Gül, Temmuz 2025'te yapılan düzenlemenin ardından e-Devlet üzerinden gerçekleştirilen bağışların son 5-6 ayda üç katına çıktığını bildirdi.
Gül, yeni düzenlemeyle 18 yaşından büyük ve karar verme yeterliliğine sahip kişilerin e-Devlet üzerinden yaptığı organ bağışı beyanlarında aile izni aranmadığını belirtti.
Organ bağışı kararının kişinin yaşamı sırasında açık biçimde ifade edilmesinin önemini vurguladı.
UZMANLARDAN ORGAN BAĞIŞI İÇİN 10 MADDELİK BİLDİRİ
Türk Nefroloji Derneği, Türk Yoğun Bakım Derneği ve Organ Nakli Koordinatörleri Derneği, toplantıda ortak bir bildiri yayımladı.
On maddelik bildiride organ bağışı konusunda toplumun bilgilendirilmesi, gönüllü bağışın teşvik edilmesi ve bağış kararının aile içinde konuşulması gerektiği belirtildi.
Ayrıca organ bağışı konusunun eğitim kurumlarında ele alınması, sağlık çalışanlarının bu alandaki eğitimlerinin desteklenmesi ve beyin ölümü hakkında yanlış bilgilerin giderilmesi çağrısında bulunuldu.
Uzmanlar, organ nakli bekleyen hastaların sayısının azaltılabilmesi için sağlık altyapısının yanı sıra toplumsal farkındalığın da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.