Türkiye’de uzun yıllar aşılama çalışmalarıyla kontrol altında tutulan kızamık vakalarındaki artış yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, hastalığın yüksek bulaşıcılığı nedeniyle aşı takibinin önemine dikkat çekti.
Türk Tabipleri Birliği ve uzman verilerine göre, 2026’nın ilk beş ayında 877 olarak kaydedilen vaka sayısı eylülde 1.103’e, ekim itibarıyla ise 3 bin sınırına ulaştı.
Hürriyet'ten Selin Irmak Kaçmaz'ın haberine göre, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ile Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Songül Özer, hastalığın yayılmasında etkili olan nedenleri ve oluşturduğu riskleri anlattı.
BİR HASTA 18 KİŞİYE BULAŞTIRABİLİYOR
Dr. Songül Özer, kızamığın bulaştırıcılığı en yüksek enfeksiyonlardan biri olduğunu belirterek tek bir hastanın çevresindeki 16 ila 18 kişiyi enfekte edebileceğini söyledi.
Hastalığın yalnızca çocuklarda görülmediğini vurgulayan Özer, yetişkinlerin de enfeksiyona yakalanabildiğini ve ağır hastalık tablolarıyla karşılaşabildiğini ifade etti.
Yüksek bulaşma kapasitesi, toplumdaki aşı eksikliklerinin salgınlara zemin hazırlamasına neden olabiliyor.
AŞI REDDİ VE EKSİK DOZLAR ÖNE ÇIKIYOR
Özer, özellikle Covid-19 salgını sonrasında yayılan yanlış bilgilerin ve yan etkilere ilişkin kaygıların aşı kararsızlığını artırdığına dikkat çekti.
İki dozluk aşılama sürecinin tamamlanmaması da hastalığa karşı korunmada boşluk oluşturabiliyor. Aşı geçmişi bilinmeyen veya sağlık takibi aksayan kişilerde eksik dozların belirlenmesi güçleşebiliyor.
Uzmanlar, aşı kayıtlarının düzenli izlenmesinin ve ailelerin doğru bilgilendirilmesinin önemini vurguluyor.
YÜKSEK ATEŞ VE ÖKSÜRÜKLE BAŞLAYABİLİYOR
Prof. Dr. Bülent Ertuğrul’un verdiği bilgilere göre hastalık; yüksek ateş, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve öksürükle başlayabiliyor.
Erken dönemde ağız içinde “Koplik lekeleri” olarak adlandırılan beyaz lezyonlar görülebiliyor. Ardından yüz bölgesinden başlayan kırmızı döküntüler gövdeye yayılabiliyor.
Çocuklarda iştahsızlık ve belirgin halsizlik de hastalık tablosuna eşlik edebiliyor.
ZATÜRRE VE BEYİN İLTİHABI RİSKİ
Kızamık, bazı hastalarda ateş ve döküntünün ötesine geçerek ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor.
Ertuğrul’un aktardığı bilgilere göre, hastalığı geçiren her bin çocuktan yaklaşık 50-60’ında zatürre, birinde ise akut ensefalit olarak adlandırılan beyin iltihabı gelişebiliyor.
Bu nedenle hastalığın basit bir çocukluk çağı enfeksiyonu olarak görülmemesi gerektiği belirtiliyor.
ETKİLERİ YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKABİLİYOR
Hastalığın ağır sonuçlarından biri de Subakut Sklerozan Panensefalit, kısa adıyla SSPE.
Ertuğrul, enfeksiyondan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilen bu hastalığın ilerleyici beyin hasarına yol açabildiğini anlattı.
İlk dönemde davranış değişiklikleri, öğrenme güçlüğü ve okul başarısında düşüş görülebiliyor. İlerleyen aşamalarda konuşma güçlüğü, istemsiz hareketler, nöbetler ve yürüme becerisinin kaybı ortaya çıkabiliyor.
Uzmanlar, hastalıktan korunmada iki doz aşılama sürecinin tamamlanmasının ve eksik aşıların takip edilmesinin önemine dikkat çekiyor.