Türkiye’de kadın sağlığına yönelik farkındalığın artmasıyla son 10 yılda kendi kendine meme muayenesi yapan, mamografi çektiren ve smear testi yaptıran kadınların oranı yükseldi. Ancak hiç tarama yaptırmayan kadınların oranının hâlâ yüksek olması, düzenli tarama alışkanlığının istenen düzeye ulaşmadığını gösterdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) raporlarından derlenen bilgilere göre, erken teşhis kadın kanserlerinde hayati önem taşıyor.
KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ ARTTI
Türkiye’de 15 yaş ve üzeri kadınlarda kendi kendine meme muayenesi yapma oranı son yıllarda yükseldi.
2016’da kadınların yüzde 60,6’sı hiç kendi kendine meme muayenesi yapmadığını belirtirken, bu oran 2025’te yüzde 44,8’e geriledi.
Aynı dönemde ayda bir meme muayenesi yapan kadınların oranı yüzde 19,7’den yüzde 23,9’a çıktı. Üç ayda bir muayene yapanların oranı yüzde 7,9’dan yüzde 11,7’ye, üç aydan daha uzun sürede bir muayene yapanların oranı ise yüzde 11,9’dan yüzde 19,6’ya yükseldi.
MAMOGRAFİ ÇEKTİRME ORANI YÜKSELDİ
Mamografi çektirme oranlarında da artış görüldü. Türkiye’de 40 yaş ve üzeri kadınlarda hiç mamografi çektirmeyenlerin oranı 2016’da yüzde 56,2 iken, 2025’te yüzde 42,4’e düştü.
Son 12 ayda mamografi çektiren kadınların oranı aynı dönemde yüzde 14,2’den yüzde 16,7’ye yükseldi. Bir yıldan çok, iki yıldan az sürede mamografi çektirenlerin oranı yüzde 10,3’ten yüzde 12,3’e çıktı.
İki yıldan çok, üç yıldan az sürede mamografi çektirenlerin oranı yüzde 5,4’ten yüzde 9,6’ya; üç yıldan çok, beş yıldan az sürede mamografi çektirenlerin oranı yüzde 6’dan yüzde 6,6’ya; beş yıldan uzun sürede mamografi çektirenlerin oranı ise yüzde 8’den yüzde 12,4’e yükseldi.
Yani tablo ilerliyor ama hâlâ “düzenli tarama kültürü oturdu” demek için erken. İnsanlık yine check-up işini son dakikaya bırakma konusunda kararlı.
SMEAR TESTİ YAPTIRAN KADINLARIN ORANI ARTTI
Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde kullanılan smear testi yaptırma oranında da artış görüldü. 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmayanların oranı 2016’da yüzde 69,3 iken, 2025’te yüzde 59’a geriledi. Aynı dönemde son bir yılda smear testi yaptıranların oranı yüzde 10,9’dan yüzde 11,8’e çıktı. Bir yıldan çok, iki yıldan az sürede test yaptıranların oranı yüzde 7,9’dan yüzde 8,7’ye; iki yıldan çok, üç yıldan az sürede test yaptıranların oranı yüzde 3,6’dan yüzde 5,9’a yükseldi.
Üç yıldan çok, beş yıldan az sürede smear testi yaptıranların oranı yüzde 3,2’den yüzde 4,7’ye, beş yıldan fazla sürede test yaptıranların oranı ise yüzde 5,1’den yüzde 9,8’e çıktı.
TÜRKİYE OECD ORTALAMASININ ALTINDA
OECD’nin “Health at a Glance 2025” raporuna göre erken tanı, kanser ölümlerinin azaltılmasında kritik rol oynuyor.
OECD ülkelerinde meme kanseri, kadınlarda kansere bağlı ölümlerin yüzde 15’iyle ikinci sırada yer alırken, son yıllarda ölüm oranlarında düşüş görülüyor. Bu durum, erken teşhis ve tedaviyle hayatta kalma oranlarının arttığını ortaya koyuyor. Türkiye’de ise meme kanseri taraması yaptıran kadınların oranı yüzde 37 ile OECD ortalaması olan yüzde 55’in altında kalıyor.
DÜNYADA MEME VE RAHİM AĞZI KANSERİ YÜKÜ ARTIYOR
DSÖ verilerine göre, dünyada meme kanseri 2022’de yaklaşık 2,3 milyon kadında tespit edildi ve 670 bin ölüme neden olduğu tahmin edildi.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) 2025’te yayımladığı analize göre mevcut eğilim sürerse, meme kanserinde yıllık yeni vaka sayısının 2050’de 3,2 milyona, ölümlerin ise 1,1 milyona çıkabileceği öngörülüyor.
DSÖ verilerine göre kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserinde ise 2022’de yaklaşık 660 bin yeni vaka ve 350 bin ölüm kaydedildi.
TÜRKİYE’DE KADIN KANSERLERİNE BAĞLI ÖLÜMLER ARTTI
TÜİK verilerine göre Türkiye’de “memenin kötü huylu tümörü” olarak sınıflandırılan meme kanseri nedeniyle hayatını kaybeden kadın sayısı 2018’de 4 bin 191 iken, 2024’te 4 bin 693’e yükseldi.
Rahim, rahim ağzı, tüp ve yumurtalık kanserlerini kapsayan “kadın genital organları malign neoplazmları” nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 2018’de 3 bin 288 iken, 2024’te 3 bin 456 oldu.
Buna göre kadın hastalıkları kanserleri nedeniyle hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 2018’de 7 bin 479 iken, 2024’te 8 bin 149’a çıktı.
“FARKINDALIK DÜZENLİ TARAMAYA DÖNÜŞMELİ”
Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi Kadın Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Vakkas Korkmaz, son yıllarda kadın sağlığı konusunda farkındalığın arttığını söyledi.
Korkmaz, kendi kendine meme muayenesi yapan, mamografi çektiren ve smear testi yaptıran kadın oranlarında belirgin yükseliş olduğunu belirterek, bu artışta Sağlık Bakanlığı’nın tarama programları, KETEM’lerin yaygınlaşması, aile hekimliği uygulamaları, sosyal medya ve dijital platformlarda sağlık içeriklerinin görünürlüğü ile kadınların sağlık okuryazarlığındaki artışın etkili olduğunu ifade etti.
Korkmaz, “Ancak tarama oranlarımız, hala istenilen seviyede değil. Örneğin, smear testi ve mamografi yaptırmamış kadın oranları hala oldukça yüksek. Özellikle kadın kanserlerinde erken tanı hayat kurtarır. Farkındalıktaki artışın, düzenli tarama alışkanlığına dönüşmesi en önemli hedefimiz olmalı.” değerlendirmesinde bulundu.
TARAMALAR ÜCRETSİZ YAPILIYOR
Sağlık Bakanlığı, kadınlarda görülen kanser türlerinin şikayet ortaya çıkmadan ve belirti vermeden erken dönemde saptanabilmesi için ücretsiz tarama hizmetleri sunuyor.
Taramalar; Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil Kanser Tarama araçları dahil olmak üzere birinci basamak sağlık kuruluşlarında ücretsiz yapılıyor.
Kırsalda yaşayan vatandaşlar ve dezavantajlı gruplara ise mobil tarama araçlarıyla hizmet veriliyor.