Mide yanması, üst karın ağrısı, bulantı ve hazımsızlık gibi şikâyetler birçok kişide reflü, gastrit ya da ülseri düşündürebiliyor. Ancak bu üç durum aynı anlama gelmiyor ve tedavileri de farklı nedenlere göre planlanıyor.
Temel olarak reflü mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını, gastrit mide iç yüzeyindeki iltihaplanmayı, peptik ülser ise mide veya onikiparmak bağırsağında oluşan açık yarayı ifade ediyor.
REFLÜ NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?
Reflüde mide içeriği yemek borusuna doğru geri kaçıyor. Yemek borusu ile mide arasındaki geçiş bölgesinin işlevindeki bozukluklar, mide fıtığı, fazla kilo ve bazı yaşam alışkanlıkları reflüye zemin hazırlayabiliyor.
Göğüs kemiğinin arkasında yanma ve ağza ekşi sıvı gelmesi en sık görülen belirtiler arasında bulunuyor. Yakınmalar özellikle yemeklerden sonra, yatarken veya öne eğilirken artabiliyor. Bazı kişilerde öksürük ve ses kısıklığı da görülebiliyor.
Ara sıra yaşanan reflü ile gastroözofageal reflü hastalığı aynı kabul edilmiyor. Şikâyetlerin tekrarlaması, kişiyi belirgin biçimde rahatsız etmesi veya komplikasyonlara yol açması durumunda reflü hastalığından söz ediliyor.
GASTRİTTE MİDE YÜZEYİ İLTİHAPLANIYOR
Gastritte mideyi içten kaplayan tabakada iltihaplanma meydana geliyor. Helicobacter pylori (H. pylori) enfeksiyonu gastritin önemli nedenlerinden biri olurken, otoimmün süreçler de hastalığa yol açabiliyor. Bazı ağrı kesiciler ve alkol mide yüzeyinde hasara neden olabiliyor.
İltihabın belirgin olmadığı ancak mide yüzeyinde hasarın bulunduğu durumlar ise gastropati olarak adlandırılabiliyor. Gastritte üst karın ağrısı, bulantı, erken doyma ve yemek sonrası aşırı doluluk hissi görülebiliyor. Bununla birlikte hastalık bazı kişilerde hiçbir belirti vermeden de ilerleyebiliyor.
ÜLSERDE AÇIK YARA OLUŞUYOR
Peptik ülserde mide veya onikiparmak bağırsağının yüzeyinde açık yara meydana geliyor. En sık nedenler arasında H. pylori enfeksiyonu ile aspirin, ibuprofen ve naproksen gibi NSAİİ grubundaki bazı ağrı kesicilerin kullanımı bulunuyor.
Ülser ağrısı çoğunlukla üst karın bölgesinde hissediliyor. Bazı kişilerde açken veya gece ortaya çıkıp yemek sonrası hafifleyebilirken, bazı kişilerde yemekle birlikte artabiliyor. Ağrının yemekle ilişkisi tek başına ülser tanısı koymak için yeterli olmuyor. Bazı ülserler ciddi bir komplikasyon gelişene kadar belirti vermeyebiliyor.
TANI YÖNTEMLERİ DEĞİŞİYOR
Üç hastalığın tanısında kişinin şikâyetleri, kullandığı ilaçlar ve belirtilerin süresi dikkate alınıyor.
Reflüde bazı hastalarda tipik belirtiler ve tedaviye verilen yanıt üzerinden değerlendirme yapılabilirken, gerektiğinde endoskopi veya pH ölçümü kullanılabiliyor.
Gastritte endoskopi ve biyopsiyle mide yüzeyindeki iltihaplanma araştırılabiliyor. Ülserde ise endoskopiyle yaranın doğrudan görülmesi ve gerekirse biyopsi alınması mümkün oluyor. H. pylori enfeksiyonunu saptamak için üre nefes testi veya dışkıda antijen testi de kullanılabiliyor.
TEDAVİLER NEDEN FARKLI?
Reflü tedavisinde beslenme ve yatış alışkanlıklarının düzenlenmesi, kilo kontrolü ve uygun hastalarda asit azaltıcı ilaçlar kullanılabiliyor.
Gastritte ise esas olarak altta yatan neden hedefleniyor. H. pylori varsa enfeksiyona yönelik tedavi uygulanırken, otoimmün gastritte demir ve B12 eksikliklerinin de değerlendirilmesi gerekebiliyor.
Ülserde yaranın iyileştirilmesi ve tekrarının önlenmesi amaçlanıyor. H. pylori enfeksiyonu tedavi edilirken, ülserle ilişkili ilaçların kullanımı da hekim tarafından yeniden düzenlenebiliyor.
BAHARATLI YİYECEKLER ÜLSER YAPAR MI?
Baharatlı yiyecekler ülserin temel nedeni olarak kabul edilmiyor. Ancak bazı kişilerde mevcut mide şikâyetlerini artırabiliyor. Ülser gelişiminde H. pylori enfeksiyonu ve NSAİİ grubu ağrı kesiciler çok daha önemli nedenler arasında yer alıyor.
BU BELİRTİLERDE GECİKMEYİN
Kanlı veya kahve telvesi görünümünde kusma, siyah ve katranımsı dışkı, aniden başlayan ve geçmeyen şiddetli karın ağrısı ya da bayılma acil değerlendirme gerektiriyor. Yutma güçlüğü, yiyeceklerin takılması, tekrarlayan kusma, açıklanamayan kilo kaybı veya uzun süren yanma şikâyetlerinde de hekime başvurulması öneriliyor.
Göğüste baskı veya sıkışma, kola ya da çeneye yayılan ağrı, nefes darlığı ve terleme gibi belirtiler ise yalnızca mide sorununa bağlanmamalı. Bu durumda 112 üzerinden acil yardım istenmesi gerekiyor.