Meme kanserinde erken teşhis, hastalığın tedavi sürecini doğrudan etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. Ancak hastalığın başlangıç döneminde herhangi bir belirti görülmeyebilmesi, düzenli sağlık kontrollerinin önemini artırıyor.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meltem Topalgökçeli Selam, kadınların yalnızca şikâyet ortaya çıktığında değil, yaşlarına ve kişisel risklerine uygun aralıklarla meme sağlığı kontrollerini yaptırmaları gerektiğini belirtti.
Özellikle ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların, risk değerlendirmesi için hekimlerine başvurmaları öneriliyor.
MEME KANSERİ BELİRTİ VERMEDEN GELİŞEBİLİYOR
Meme kanseri, kadınlarda yaygın görülen kanser türleri arasında bulunuyor. Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi, tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor.
Ancak memede ağrı, şişlik veya ele gelen kitle bulunmaması, hastalığın kesin olarak olmadığı anlamına gelmiyor.
Dr. Öğr. Üyesi Selam, erken tanının önemine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Meme kanserinde erken tanı, hastalığın tedavi edilebilirliği açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Bu nedenle kadınların yaşlarına ve kişisel risklerine uygun tarama programlarını takip etmeleri gerekiyor. Memede ele gelen kitle, meme başında veya ciltte meydana gelen değişiklikler ya da meme başından akıntı gibi olağandışı bir bulgu fark edildiğinde vakit kaybetmeden hekime başvurulmalı"
AİLESİNDE KANSER ÖYKÜSÜ OLANLAR DİKKAT
Meme kanseri taramalarında yalnızca yaş değil, kişinin aile geçmişi ve genetik riskleri de dikkate alınıyor.
Dr. Öğr. Üyesi Meltem Topalgökçeli Selam, özellikle ailesinde meme veya yumurtalık kanseri görülen kadınların kişisel risklerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Genetik yatkınlığı bulunan kişilerde de tarama ve takip sürecinin hekim tarafından planlanması önem taşıyor.
Bu nedenle her kadın için aynı kontrol programının uygun olmayabileceği, tarama yöntemlerinin kişisel risklere göre belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
MEME KANSERİNDE TEDAVİ NASIL BELİRLENİYOR?
Meme kanserinin farklı biyolojik özelliklere sahip türleri bulunuyor. Bu nedenle hastalığın tedavisinde tek bir yöntem uygulanmıyor.
Tedavi planı oluşturulurken kanserin evresi, tümörün özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendiriliyor.
Dr. Öğr. Üyesi Selam, günümüzde cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavileri, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi gibi farklı seçeneklerin kullanılabildiğini belirtti.
Selam, tedavi sürecine ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Günümüzde meme kanseri tedavisinde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavileri, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi gibi farklı yöntemlerden yararlanabiliyoruz. Tedavi yaklaşımı; tümörün özellikleri, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiye özel belirleniyor. Bu nedenle tanıdan tedaviye kadar farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yaptığı multidisipliner yaklaşım büyük önem taşıyor"
MEME SAĞLIĞI KONTROLLERİ ERTELENMEMELİ
15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Selam, meme sağlığına yönelik farkındalığın yalnızca belirli günlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.
Kadınların yıl boyunca sağlık kontrollerini takip etmelerinin önemine işaret eden Selam, aile öyküsü veya genetik risk bulunan kişilerin hekim değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini söyledi.
Selam, "Unutulmamalı ki erken tanı, meme kanserinde tedavi sürecini ve hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebiliyor" ifadelerini kullandı.
Uzmanların açıklamaları, meme kanserinde belirti beklemeden kişiye uygun tarama programlarının takip edilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.