Bağırsak sağlığı ile beyin arasındaki ilişkiyi inceleyen yeni bir araştırma, probiyotiklerin hafıza ve bilişsel işlevler üzerindeki olası etkilerini gündeme taşıdı. Güney Kore'de hafif bilişsel bozukluğu bulunan yaşlı yetişkinlerle yürütülen çalışmada, 24 hafta boyunca belirli bir probiyotik karışımı kullanan kişilerde bazı olumlu değişiklikler saptandı. Journal of Alzheimer's Disease dergisinde yayımlanan araştırma, probiyotiklerin Alzheimer hastalığıyla ilişkili erken süreçlerde destekleyici bir rol oynayabileceğine işaret etse de uzmanlar kesin sonuçlar için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
PROBİYOTİKLER ALZHEİMER RİSKİNİ AZALTABİLİR Mİ?
Güney Kore'de gerçekleştirilen araştırmada, probiyotik takviyelerinin hafif bilişsel bozukluğu bulunan kişiler üzerindeki etkileri incelendi.
Başlangıçta 100 katılımcının rastgele iki gruba ayrıldığı çalışmayı 87 kişi tamamladı. Katılımcılardan 40'ı probiyotik, 47'si ise plasebo kullandı.
Araştırmacılar, yaklaşık altı ay süren uygulamanın ardından probiyotik kullanan grupta bazı bilişsel değerlendirmelerde olumlu sonuçlar elde edildiğini bildirdi.
Ancak bulgular, probiyotiklerin Alzheimer hastalığını önlediğini veya tedavi ettiğini göstermiyor.
ALZHEİMER İLE İLİŞKİLİ KAN BELİRTECİNDE DÜŞÜŞ GÖRÜLDÜ
Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri, pTau181 adı verilen kan belirtecindeki değişim oldu.
Alzheimer hastalığıyla ilişkili biyolojik değişiklikleri değerlendirmede kullanılan bu belirtecin düzeyi, probiyotik kullanan katılımcılarda plasebo grubuna kıyasla anlamlı ölçüde azaldı.
Çalışmada ayrıca katılımcıların Klinik Demans Derecelendirme ölçeğindeki sonuçlarında iyileşme görüldü. Görsel bilgileri yorumlama, mekânsal ilişkileri değerlendirme ve bazı bellek becerilerini ölçen testlerde de olumlu değişiklikler kaydedildi.
Bununla birlikte bilişsel testlerde elde edilen bütün sonuçların plasebo grubuna göre istatistiksel açıdan anlamlı olmadığı belirtildi.
ARAŞTIRMADA HANGİ PROBİYOTİKLER KULLANILDI?
Çalışmada KL-P301 kodlu, birden fazla bakteri türü içeren probiyotik karışımı kullanıldı.
Takviyede Bifidobacterium animalis, Limosilactobacillus fermentum ve Levilactobacillus brevis türlerine ait bakteriler yer aldı.
Katılımcılar, toz halindeki ürünü 24 hafta boyunca günlük olarak tüketti. Araştırma, ne katılımcıların ne de araştırmacıların hangi kişinin probiyotik veya plasebo aldığını bildiği çift kör yöntemle yürütüldü.
Elde edilen sonuçlar, araştırmada kullanılan belirli karışımla sınırlı olduğu için tüm probiyotik ürünlere genellenemiyor.
BAĞIRSAK SAĞLIĞI HAFIZAYI NASIL ETKİLİYOR?
Araştırmacılar, bağırsak mikrobiyotası ile beyin sağlığı arasındaki etkileşimin bilişsel işlevler üzerinde rol oynayabileceğini değerlendiriyor.
Bağırsak bakterilerinin bağışıklık sistemi ve iltihaplanma süreçleri üzerindeki etkileri, bu ilişkinin araştırıldığı alanlar arasında bulunuyor.
Çalışmada iltihaplanmayla ilişkili IL-1β adlı belirtecin probiyotik grubunda daha fazla azaldığı görüldü. Diğer iltihaplanma belirteçlerinin çoğunda ise sınırlı değişiklikler kaydedildi.
Araştırmacılar, söz konusu sonuçların bağırsak, bağışıklık sistemi ve beyin arasındaki bağlantıyı anlamak açısından yeni veriler sunduğunu belirtti. Ancak probiyotiklerin beyindeki tau protein birikimini doğrudan azalttığı kanıtlanmış değil.
PROBİYOTİKLER HAFIZA KAYBINA KARŞI KULLANILABİLİR Mİ?
Journal of Alzheimer's Disease dergisinde yayımlanan çalışmanın sonuçları, probiyotiklerin hafif bilişsel bozukluk yaşayan kişilerde destekleyici bir yaklaşım olarak araştırılabileceğini gösteriyor.
Bununla birlikte çalışmayı tamamlayan katılımcı sayısının 87 olması ve takip süresinin 24 haftayla sınırlı kalması, sonuçların daha geniş gruplarda doğrulanmasını gerekli kılıyor.
Araştırmacılar, gözlenen etkilerin ne kadar sürdüğünün ve hastaların günlük yaşamına ne ölçüde yansıdığının henüz netleşmediğini vurguluyor.
Bu nedenle probiyotik takviyeleri, Alzheimer hastalığı veya hafıza kaybı için kanıtlanmış bir tedavi olarak değerlendirilmiyor.