ABD'de yapılan bilimsel araştırma, sosyal çevrede sürekli stres yaratan kişilerle biyolojik yaşlanma arasında dikkat çekici bir bağlantı ortaya koydu. 2 bin 345 kişinin verilerinin incelendiği çalışmada, hayatınızdaki her bir stres kaynağı kişinin yaklaşık 9 aylık daha yüksek biyolojik yaşla ilişkili olduğu belirlendi. Özellikle aile üyelerinden kaynaklanan gerginliklerin etkisinin daha belirgin olduğu görüldü.
HER STRESLİ KİŞİYLE 9 AYLIK BİYOLOJİK YAŞ FARKI
ABD'de yürütülen ve hakemli bilimsel dergi Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS)'te yayımlanan araştırmada, sosyal ilişkilerin biyolojik yaşlanmayla bağlantısı incelendi. Yazarları arasında New York Üniversitesi'nden Dr. Byungkyu Lee'nin de bulunduğu çalışmada, 18 ile 103 yaşları arasındaki 2 bin 345 kişinin verileri değerlendirildi. Araştırma sonucunda, kişinin hayatındaki her bir sürekli stres kaynağı kişinin yaklaşık 9 aylık daha yüksek biyolojik yaşla ilişkili olduğu belirlendi. Biyolojik yaşlanma hızını gösteren ölçümlerde ise yüzde 1,5'lik artışla bağlantı tespit edildi. Bilim insanları, bu sonuçların stresli ilişkilerin insan ömrünü doğrudan 9 ay kısalttığı anlamına gelmediğini vurguladı.
AİLE ÜYELERİNİN ETKİSİ DAHA BELİRGİN
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, aile üyeleriyle yaşanan sürekli gerginliklerin biyolojik yaşlanmayla daha güçlü bağlantı göstermesi oldu. Bilim insanları, aile ilişkilerinin uzun yıllar devam etmesi ve bu ilişkilerden uzaklaşmanın daha zor olması nedeniyle stresin etkilerinin daha belirgin olabileceğini değerlendiriyor. Sürekli eleştiren bir ebeveyn, anlaşmazlık yaşanan bir kardeş veya devamlı yardım isteyen bir aile üyesi, kişinin günlük yaşamında stres kaynağına dönüşebiliyor. Dr. Byungkyu Lee, araştırmanın en dikkat çekici yönünün olumsuz sosyal ilişkilerin yalnızca psikolojik sorunlarla değil, biyolojik yaşlanmanın moleküler göstergeleriyle de bağlantılı olması olduğunu belirtti.
KATILIMCILARIN YÜZDE 30'U EN AZ BİR KİŞİYİ İŞARET ETTİ
Çalışmada katılımcılardan düzenli olarak görüştükleri, kişisel sorunlarını paylaştıkları ve sağlık alışkanlıklarını etkileyen kişileri belirtmeleri istendi. Ayrıca çevrelerinde sürekli sorun çıkaran, kendilerini strese sokan veya hayatlarını zorlaştıran kişilerin bulunup bulunmadığı soruldu. Katılımcıların yaklaşık yüzde 30'u sosyal çevresinde en az bir, yüzde 10'u ise en az iki sürekli stres kaynağı kişi bulunduğunu bildirdi. Araştırmacılar, yalnızca zaman zaman anlaşmazlık yaşanan kişileri değil, düzenli olarak gerginlik yaratan ilişkileri değerlendirmeye aldı.
BİYOLOJİK YAŞ TÜKÜRÜK ÖRNEKLERİYLE ÖLÇÜLDÜ
Bilim insanları, katılımcılardan alınan tükürük örneklerini inceleyerek biyolojik yaşlanma göstergelerini analiz etti. Çalışmada iki temel ölçüt kullanıldı. Bunlardan ilki, vücudun takvim yaşına göre biyolojik olarak ne kadar yaşlı göründüğü, ikincisi ise yaşlanma sürecinin hangi hızda ilerlediğiydi. Elde edilen sonuçlar, sürekli stres yaratan sosyal ilişkilerin yalnızca ruh sağlığıyla değil, vücuttaki biyolojik süreçlerle de bağlantılı olabileceğini gösterdi.
EŞ VE PARTNERLERDE FARKLI SONUÇ
Araştırmada eş ve partnerlerle yaşanan gerginliklerin diğer olumsuz sosyal ilişkilerle aynı biyolojik yaşlanma bağlantısını göstermediği belirlendi. Bilim insanları, ortak yaşam alışkanlıklarının ve duygusal yakınlığın sağladığı olumlu etkilerin bazı olumsuzlukları dengeleyebileceğini düşünüyor. Ancak bu bulgu, evlilikte veya romantik ilişkilerde yaşanan sürekli stresin sağlık açısından zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Araştırmacılar, sosyal ilişkilerin aynı anda hem destekleyici hem de zorlayıcı özellikler taşıyabileceğine dikkat çekiyor.
KADINLARDA VE SAĞLIK SORUNU YAŞAYANLARDA DAHA YAYGIN
Araştırmada bazı katılımcı gruplarının çevrelerinde daha fazla stres kaynağı kişi bulunduğunu bildirdiği görüldü. Kadınların, düzenli sigara kullananların, sağlık durumu daha kötü olanların ve çocukluk döneminde zorlu deneyimler yaşayanların bu tür ilişkilerle daha sık karşılaştığı belirlendi. Dr. Lee, daha fazla stres yaşayan veya daha sınırlı imkânlara sahip kişilerin zorlayıcı ilişkilerden uzaklaşmakta güçlük çekebileceğini ifade etti. Bu durumun, sürekli gerginliğin günlük yaşamın bir parçası hâline gelmesine neden olabileceği değerlendiriliyor.
STRESLİ İLİŞKİLER YAŞLANMAYI DOĞRUDAN HIZLANDIRIYOR MU?
Araştırmacılar, çalışmanın sonuçlarının kesin bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koymadığını vurguluyor. Bulgular, sürekli stres yaratan kişilerle biyolojik yaşlanma arasında istatistiksel bir bağlantı bulunduğunu gösteriyor. Ancak bu ilişkilerin doğrudan yaşlanmayı hızlandırdığı henüz kanıtlanmış değil. Sağlık sorunlarının kişilerin sosyal ilişkilerini daha olumsuz değerlendirmesine yol açması gibi farklı açıklamalar da mümkün. Çalışmanın yayımlanmasının ardından Mayıs 2026'da PNAS'te yer alan bilimsel değerlendirmede de neden-sonuç ilişkisinin kesinleşmediğine dikkat çekildi.
SOSYAL İLİŞKİLERİN KALİTESİ SAĞLIĞI ETKİLEYEBİLİR
Araştırma, insan sağlığı açısından sosyal çevrenin büyüklüğü kadar ilişkilerin niteliğinin de önemli olabileceğini ortaya koydu. Aile üyeleri ve arkadaşlar zor dönemlerde destek sağlayabilirken, sürekli çatışma ve gerginlik içeren ilişkiler kronik stres kaynağı olabiliyor. Bilim insanları, olumsuz sosyal ilişkilerin biyolojik yaşlanma üzerindeki olası etkilerinin daha kapsamlı ve uzun süreli araştırmalarla incelenmesi gerektiğini belirtiyor.