Edirne’de Türk Kızılay tarafından altın madalya ve plaketle ödüllendirilen düzenli kan bağışçıları, yaptıkları bağışlarla hem hayat kurtarıyor hem de gençlere örnek oluyor.
Türk Kızılay, belirli sayıda kan bağışında bulunan gönüllülere bronz, gümüş ve altın madalya ile plaket veriyor. Türkiye’de kan bağışında ilk 10 il arasında yer alan Edirne’de düzenli bağışçılar, gönüllülükleriyle dikkati çekiyor.
KAN BAĞIŞI ORANLARI ARTIYOR
Türk Kızılay Edirne Şube Başkanı Gözde Emel Baytar, Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kentte kan bağışı oranlarının her geçen gün arttığını söyledi.
Okullarda ve kurumlarda sık sık kampanyalar düzenlediklerini belirten Baytar, öğrencilerin ailelerini de kan bağışına teşvik ettiğini ifade etti.
Baytar, Edirne’de düzenli bağışçıların gençlere örnek olduğunu belirterek, “Yaşı büyük kan bağışçılarımız çok fazla. Biz onların da gelecek nesillere örnek olmalarını çok istiyoruz. Gençlere tavsiyelerde bulunuyorlar. Üniversitede de kan bağışı kampanyaları yapıyoruz, onları da büyüklerimiz gibi kan bağışçısı olmaya davet ediyoruz.” dedi.
“DÜZENLİ BAĞIŞÇILAR GENÇLERE ÖRNEK”
Türk Kızılay Edirne Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Batuhan Değiş de düzenli kan bağışçısı sayısının arttığını söyledi. Özellikle yaşça büyük bağışçıların gençler için önemli bir örnek oluşturduğunu belirten Değiş, gönüllü bağışçıların kan ihtiyacının karşılanmasında kritik rol üstlendiğini ifade etti.
1984’TEN BU YANA KAN BAĞIŞLIYOR
Altın madalya ve plaketle ödüllendirilen 65 yaşındaki Arif Aykaç, 1984 yılından bu yana düzenli olarak kan bağışında bulunduğunu söyledi.
Kızının hastanede tedavi gördüğü dönemde yaşadığı bir olayın kendisini kan bağışçısı olmaya yönlendirdiğini anlatan Aykaç, “Çaresiz olan bir hasta yakınıyla karşılaştım. Kan bulunamıyordu ve çok sıkıntıya düşmüştü. Onların üzüldüğünü görünce kan bağışında bulundum. O günden bu yana bağış yapmaya devam ediyorum.” dedi.
“HER AİLEDEN BİR KİŞİ KAN BAĞIŞÇISI OLMALI”
56 yaşındaki Ahmet Zengin ise her aileden en az bir kişinin düzenli kan bağışçısı olması gerektiğini söyledi. Oğlunu lösemi nedeniyle kaybettiğini belirten Zengin, kan bağışının başka hayatlara dokunmak anlamına geldiğini ifade etti.
Zengin, “Bu benim başıma gelmez diye bir şey yok. Kanı verdikten sonra o kişinin hayatına dokunduğunuzu bilmek insana büyük mutluluk veriyor. İbadet etmiş gibi oluyorsunuz.” diye konuştu.
“BİR KAN BAĞIŞIYLA HAYAT KURTARMAK EN GÜZEL DUYGU”
48 yaşındaki Ekrem Topçu da televizyonda gördüğü acil kan çağrılarından etkilenerek düzenli kan bağışçısı olduğunu söyledi.
Topçu, bir kan bağışıyla hayat kurtarmanın dünyanın en güzel duygularından biri olduğunu belirtti. Demirhanlı köyünde yaşayan 58 yaşındaki Bülent Esen de uzun yıllardır düzenli olarak kan bağışında bulunduğunu kaydetti.