Açık kalp ameliyatlarında kalp ve akciğerin görevlerini geçici olarak üstlenen yerli cihazın hastanelerdeki kullanımı genişliyor. İlk kez haziran ayında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde bir ameliyatta kullanılan LIFELINE HLM için açıklanan son sayı, üç hastanede 57 hastaya ulaşıldığını gösterdi.
YERLİ CİHAZ ÜÇ HASTANEDE KULLANILDI
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yerli ve millî imkânlarla üretilen kalp-akciğer makinesinin kullanımına ilişkin bilgileri paylaştı.
Memişoğlu, cihazın üç hastanede toplam 57 hastada başarıyla kullanıldığını belirtti. Açıklamada hastanelerin isimlerine ve gerçekleştirilen ameliyatların dağılımına ilişkin ayrıntı verilmedi.
AMELİYAT SIRASINDA KALP VE AKCİĞERİN GÖREVİNİ ÜSTLENİYOR
Kalp-akciğer makinesi, açık kalp cerrahisinde kan dolaşımının ve kanın oksijenlenmesinin sürdürülmesi amacıyla kullanılıyor. Cerrahi işlem sırasında kalp ve akciğerlerin işlevlerini geçici olarak üstlenerek ameliyatın yürütülmesine destek sağlıyor.
ASELSAN tarafından geliştirilen LIFELINE HLM de bu amaçla tasarlandı. Cihazın geliştirme ve değerlendirme sürecinde mühendisler ile hekimler birlikte çalıştı.
İLK AMELİYAT HAZİRAN AYINDA YAPILMIŞTI
LIFELINE HLM, ilk kez 24 Haziran 2026’da Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatında kullanıldı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, ameliyatın ardından hastaneyi ziyaret ederek tedavi gören hastayla görüştü ve sağlık ekibinden bilgi aldı. Hazirandaki ilk kullanımın ardından ekim ayında açıklanan veriler, cihazın farklı hastanelerde de kullanılmaya başlandığını ortaya koydu.
TEST VE KLİNİK ÇALIŞMALARDA TÜSEB YER ALDI
Cihazın hayvan deneyleri ve klinik çalışmaları, Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından yürütüldü.
Geliştirme sürecindeki testlerden sonra açık kalp ameliyatında kullanılan sistem, yerli sağlık teknolojilerinin hastane uygulamalarına taşındığı projeler arasında yer aldı.
MEMİŞOĞLU’NDAN MÜHENDİSLERE VE HEKİMLERE VURGU
Memişoğlu, bu teknolojinin dünyada sınırlı sayıda ülke tarafından üretilebildiğine dikkat çekti. Yerli cihazın kullanımını değerlendirirken, “Mühendislerimizin ve hekimlerimizin ortak emeğiyle ortaya koyduğumuz bu başarı, hepimizin gururu.” ifadelerini kullandı.
Bakan, Türkiye’nin sağlık alanında kendi teknolojisini geliştirmesi ve üretmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.