Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

DSÖ’den COP31 mesajı: İklim ve sağlık birlikte ele alınmalı

DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Atatrah, COP31’in Türkiye’de yapılmasının iklim ve sağlık gündemini güçlendirmek için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

SAĞLIK GÜNDEMİ 21.06.2026 12:07 Nida Yağmur Mercan 51 okuma Okuma Süresi: 3 dk
DSÖ’den COP31 mesajı: İklim ve sağlık birlikte ele alınmalı
Paylaş:
N

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Temsilcisi ve Ofis Başkanı Dr. Tasnim Atatrah, COP31’in iklim ve sağlık gündemini güçlendirmek için önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Atatrah, Türkiye’nin ev sahipliğinin, iklim eyleminin insan sağlığı ve toplumların geleceğini koruma amacı taşıdığını daha görünür kılabileceğini söyledi.

Atatrah, iklim krizinin aynı zamanda bir sağlık krizi olduğunu vurgulayarak, etkilerinin dünyanın tüm bölgelerinde insan sağlığını şimdiden etkilediğini ifade etti.

“İKLİM KRİZİ AYNI ZAMANDA SAĞLIK KRİZİ”

İklim değişikliğinin gelecekte hastalık yükü, sağlık güvenliği ve sağlık sistemlerinin dayanıklılığı üzerinde giderek daha belirleyici hale geleceğini söyleyen Atatrah, bu etkilerin hem doğrudan hem de dolaylı şekilde ortaya çıkabileceğini belirtti.

Paris Anlaşması ile belirlenen 1,5 derece hedefinin aynı zamanda kritik bir halk sağlığı eşiği olduğunu dile getiren Atatrah, küresel ısınmanın bu sınırı aşması halinde aşırı hava olaylarının daha sık ve şiddetli hale gelebileceğini söyledi.

Atatrah, sıcaklığa bağlı ölümlerde artış, gıda ve su sistemleri üzerindeki baskının yoğunlaşması, salgın hastalık ve yerinden edilme risklerinin de artabileceği uyarısında bulundu.

AŞIRI HAVA OLAYLARI SAĞLIK SİSTEMLERİNİ ZORLUYOR

Atatrah, aşırı hava olaylarının hastaneler ve acil sağlık hizmetlerinde kapasite sorunlarına yol açabildiğine dikkat çekti.

Bu tür olayların tedarik zincirlerini bozabildiğini, altyapıya zarar verebildiğini, elektrik ve suya erişimi kesintiye uğratabildiğini belirten Atatrah, bunun hem acil hem de uzun vadeli bakım ihtiyacını artırdığını söyledi.

“İKLİM VE SAĞLIK POLİTİKALARI AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ”

Sağlık sistemlerinin yalnızca acil durumlara değil, bulaşıcı hastalıklar, hava kirliliğine bağlı rahatsızlıklar, ruh sağlığı sorunları ve kronik hastalıkların kötüleşmesi gibi ikincil etkilere de yanıt vermek zorunda kaldığını belirten Atatrah, iklim değişikliğinin sağlık boyutunun müzakerelerde daha görünür hale geldiğini söyledi.

Atatrah, sağlık konusunun iklim müzakereleri ve uygulama çerçeveleri içinde daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İklim ve sağlık politikalarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği her geçen gün daha güçlü bir şekilde kabul ediliyor. Şimdi önemli olan, bu farkındalığı daha güçlü operasyonel entegrasyona, finansmana ve sektörler arası somut işbirliklerine dönüştürmek.” dedi.

“COP31’İN TÜRKİYE’DE YAPILMASI BİR FIRSAT OLABİLİR”

Türkiye’nin dayanıklılık, hazırlık kapasitesi, sürdürülebilir kalkınma ve halk sağlığının korunması alanlarında güçlü bir liderlik sergilediğini ifade eden Atatrah, COP31’e Antalya’nın ev sahipliği yapmasının iklim ve sağlık arasındaki küresel tartışmayı görünür kılmak açısından değerli olduğunu söyledi.

Atatrah, Türkiye’nin, hükümet ve Sağlık Bakanlığının çalışmalarıyla acil durumlara karşı hazırlığını güçlendirirken sağlık sistemine yatırım yapmayı sürdürdüğünü belirtti.

Türkiye’nin sağlık güvenliği ve çevre sağlığı alanındaki çalışmalarıyla iklim tartışmalarında sağlık konusunu daha fazla öne çıkardığını ifade etti.

ANTALYA’NIN STRATEJİK ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ

Antalya’nın hem sembolik hem de stratejik önem taşıdığını belirten Atatrah, Akdeniz bölgesinin yükselen sıcaklıklar, su stresi, orman yangınları ve çevresel sorunlar gibi iklim kaynaklı baskılardan giderek daha fazla etkilendiğini söyledi.

Atatrah, Antalya’nın aynı zamanda sağlıklı çevrelerin, sürdürülebilir kalkınmanın ve dayanıklılığın önemini yansıttığını belirtti.

“TÜRKİYE’NİN TECRÜBESİ KAPSAYICI İKLİM POLİTİKALARINA KATKI SAĞLAYABİLİR”

Atatrah, Antalya’nın ev sahipliğinin, iklim eyleminin özünde insanları, sağlığı ve toplumların geleceğini korumaya yönelik olduğu mesajını güçlendirebileceğini söyledi.

COP31’in Türkiye’de yapılmasının, iklimle ilgili çalışmaların sağlık, su güvenliği ve iklim krizine karşı savunmasız insanların korunması gibi başlıklarla birlikte ele alınmasına katkı sağlayabileceğini belirten Atatrah, Türkiye’nin deneyiminin daha insani ve kapsayıcı iklim politikalarına katkı sunabileceğini ifade etti.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Kızılay’dan düzenli kan bağışçılarına madalya
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Kızılay’dan düzenli kan bağışçılarına madalya
WhatsApp
İhbar Hattı