Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) ihmal edilen tropikal hastalıklar kapsamında değerlendirdiği enfeksiyonlar, yalnızca görüldükleri bölgeler için değil, küresel sağlık sistemlerinin geleceği açısından da önem taşıyor. Almanya'da nadir görülen ancak ağır karaciğer hastalığına neden olabilen tilki tenyası, bu hastalıklar arasında bulunuyor. Tübingen Üniversitesi Tropikal Tıp Uzmanı Prof. Dr. Carsten Köhler, söz konusu enfeksiyonların izlenmesi için kurulan yerel sağlık ağlarının, gelecekte ortaya çıkabilecek salgınların daha erken fark edilmesinde rol oynayabileceğini belirtiyor.
TİLKİ TENYASI NEDİR, İNSANLARA NASIL BULAŞIR?
Tilki tenyası, yetişkin hâli yaklaşık 2 ila 6 milimetre uzunluğunda olan ve insanlarda alveoler ekinokokkoz adı verilen ciddi bir hastalığa neden olabilen parazittir.
Parazitin yetişkin formları çoğunlukla tilkilerin ince bağırsağında yaşarken köpeklerde ve kedilerde de bulunabiliyor.
Enfekte hayvanların dışkısıyla çevreye yayılan parazit yumurtalarının ağız yoluyla alınması, insanlarda enfeksiyona neden olabiliyor. Bu nedenle doğadan toplanan ve uygun şekilde temizlenmeyen yabani meyve ve mantarlar olası bulaş kaynakları arasında değerlendiriliyor.
İnsanlarda oldukça seyrek görülen hastalık, özellikle karaciğeri etkileyebiliyor ve tedavi edilmediğinde yaşamı tehdit edebiliyor.
ALMANYA'DA 2024 YILINDA 52 VAKA KAYDEDİLDİ
Almanya'daki Robert Koch Enstitüsünün verilerine göre 2024 yılında ülkede 52 tilki tenyası enfeksiyonu kaydedildi. Önceki yıllarda yıllık vaka sayısı genellikle 40 ila 45 arasında değişiyordu.
Alman Karaciğer Yardımı kuruluşunun verileri, vakaların önemli bölümünün Baden-Württemberg ve Bavyera eyaletlerinde görüldüğünü gösteriyor.
Bölgelere göre tilkilerin yüzde 33 ila 50'sinin parazitle enfekte olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte tilkilerde enfeksiyon bulunması, insanlarda da aynı oranda hastalık görüldüğü anlamına gelmiyor.
İHMAL EDİLEN TROPİKAL HASTALIKLAR NEDEN ÖNEMLİ?
Dünya Sağlık Örgütü tarafından izlenen ihmal edilen tropikal hastalıklar, çoğunlukla sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde görülüyor.
Bu hastalıkların varlığı, sağlık hizmetleri, hastalık takibi ve güvenilir veri toplama sistemlerindeki eksiklikleri ortaya çıkarabiliyor.
Tübingen Üniversitesinden Prof. Dr. Carsten Köhler, bu bölgelerin küresel sağlık açısından taşıdığı öneme işaret ederek şunları söyledi:
"NTD’lerin görüldüğü yerler, küresel sağlık sistemimizin zayıf noktalarıdır; çünkü orada aslında bir sistem yok"
Köhler'e göre söz konusu hastalıkların tamamı pandemi tehdidi oluşturmuyor. Ancak bu enfeksiyonların yaygın olduğu bölgelerdeki sağlık altyapısı eksiklikleri, başka bulaşıcı hastalıkların geç fark edilmesine neden olabiliyor.
YEREL SAĞLIK ÇALIŞANLARI SALGINLARI ERKEN FARK EDEBİLİR
Uzmanlar, ihmal edilen tropikal hastalıklarla mücadele eden yerel sağlık çalışanlarının olası salgınların tespitinde önemli görevler üstlenebileceğini belirtiyor.
Toplum sağlığı çalışanları olarak adlandırılan görevliler, yerleşim bölgelerini ziyaret ederek hastalık belirtilerini izliyor, vatandaşları bilgilendiriyor ve olağan dışı gelişmeleri sağlık kuruluşlarına bildiriyor.
Köhler, bu çalışanların yalnızca parazit hastalıklarını takip etmekle kalmayıp bölgede ortaya çıkan farklı sağlık sorunlarını da fark edebileceğini ifade etti.
Böylece mevcut sağlık ağları, yeni bir bulaşıcı hastalık ortaya çıktığında erken uyarı mekanizması olarak kullanılabiliyor.
EBOLA SALGININDA VERİ EKSİKLİĞİ SORUN OLMUŞTU
Köhler, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yaşanan Ebola salgınını, hastalık gözetimindeki eksikliklere örnek gösterdi.
Salgın sırasında bazı bölgelerden güncel sağlık verilerinin alınamaması, tehdidin değerlendirilmesini zorlaştırdı.
Uzmanlara göre güvenilir verilerin bulunmaması; hastalıkların izlenmesini, temaslı takibini ve sağlık ekiplerinin ihtiyaç duyulan bölgelere yönlendirilmesini olumsuz etkileyebiliyor.
Yerel sağlık çalışanlarından elde edilen düzenli bilgiler, bu tür sorunların azaltılmasına yardımcı olabilecek yöntemler arasında gösteriliyor.
SAĞLIK YARDIMLARINDAKİ KESİNTİLER TAKİBİ ZORLAŞTIRIYOR
Uluslararası sağlık yardımlarındaki azalma da bulaşıcı hastalıkların izlenmesini etkileyen sorunlar arasında bulunuyor.
Köhler, ABD'nin sağlık alanındaki kalkınma desteğinde yaşanan kesintilerin, bazı bölgelerde yıllardır oluşturulan toplum sağlığı çalışanı ağlarına zarar verdiğini belirtti.
UNAIDS verilerine göre ABD'nin 2025 yılındaki bütçe kesintilerinin ardından Malavi'de binlerce toplum sağlığı çalışanının sözleşmesi feshedildi.
Zambiya'da 2026 yılında yayımlanan bir araştırmada da sağlık çalışanlarının işten çıkarılması, tanı testlerine erişimde yaşanan güçlükler ve elektronik hasta kayıt sistemlerindeki sorunların veri toplanmasını olumsuz etkilediği belirtildi.
X HASTALIĞI NEDİR, YENİ BİR PANDEMİ Mİ BEKLENİYOR?
Dünya Sağlık Örgütünün kullandığı X Hastalığı kavramı, gelecekte ciddi bir salgına neden olabilecek ancak henüz bilinmeyen bir hastalık etkenine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade ediyor.
Bu kavram, belirli bir hastalığın ortaya çıktığı ya da yeni bir pandeminin başladığı anlamına gelmiyor.
Köhler, gelecekte ortaya çıkabilecek sağlık tehditlerine karşı hazırlığın yalnızca aşı ve ilaç geliştirmekten ibaret olmadığını belirtiyor.
Laboratuvarların, uzman personelin, veri sistemlerinin ve uluslararası iş birliği ağlarının önceden oluşturulması gerektiğini vurgulayan Köhler, şu ifadeleri kullandı:
"X hastalığı ortaya çıktığında çok hızlı harekete geçebileceğimiz bir platform kurmak ve iyi işleyen işbirliği yapıları oluşturmak büyük önem taşıyor"
Uzmanlara göre tilki tenyası gibi ihmal edilen hastalıkların izlenmesi, doğrudan bir pandemi beklentisinden çok, gelecekteki salgınlara karşı sağlık sistemlerinin hazırlığını güçlendirme açısından önem taşıyor.