Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı tarafından yayımlanan ve Dr. Bülent Şık imzasını taşıyan “Kurşuna Karşı Bir Öğün” başlıklı rapor, çocuklarda kurşun maruziyetini yalnızca çevresel bir sorun olarak değil; yoksulluk, gıda güvencesizliği ve eğitimdeki eşitsizliklerle birlikte ele aldı. Raporda, ücretsiz okul yemeği ile temiz içme suyunun, çocukları gelişim bozucu toksik maddelere karşı koruyan en kapsamlı kamusal çözümler arasında yer aldığı vurgulandı.
KURŞUN ÇOCUK GELİŞİMİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Raporda, kurşunun çocuklar için son derece zararlı bir nörotoksin olduğuna dikkat çekildi. Beyin gelişimi, bilişsel beceriler ve öğrenme kapasitesi üzerinde kalıcı etkiler bırakabilen bu maddenin güvenli bir maruziyet düzeyinin bulunmadığı belirtildi. Uzmanlara göre, kurşuna maruziyetin mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesi gerekiyor.
ÇOCUKLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA
Araştırmaya göre çocuklar, toksik maddelere yetişkinlere kıyasla çok daha hassas. Vücutları bu maddeleri daha fazla emiyor, daha zor etkisiz hale getiriyor ve daha geç atıyor. Yetişkinlerde kurşunun emilim oranı yüzde 3 ila 10 arasında değişirken, küçük çocuklarda bu oran yüzde 40-50’ye kadar çıkabiliyor. Beslenme yetersizlikleri söz konusu olduğunda ise emilim oranının çok daha yüksek seviyelere ulaşabildiği ifade ediliyor. Bu durumun çocuklarda zeka geriliği, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve davranış sorunları gibi sonuçlara yol açabildiği belirtiliyor.
TÜRKİYE’DEKİ RİSK YAYGIN
Raporda, Türkiye’de tüketici ürünleri üzerinden kurşuna maruz kalma riskinin yaygın olduğuna da dikkat çekildi. UNICEF ve Pure Earth tarafından yapılan 2024 tarihli incelemeye göre, metal gıda kapları, seramikler, boyalar, oyuncaklar, plastik kaplar, kozmetikler ve bazı baharatlarda referans değerlerin üzerinde kurşun tespit edildi. Bu bulgular, günlük yaşamda kullanılan ürünlerin önemli bir risk kaynağı olabileceğini ortaya koyuyor.
GERÇEK BOYUT TAM OLARAK BİLİNMİYOR
Türkiye’de çocuklara yönelik düzenli bir kan kurşun düzeyi izleme programı bulunmaması, sorunun kapsamını net olarak ortaya koymayı zorlaştırıyor. Ancak farklı araştırmalara göre, belirli eşik değerlerin üzerinde kurşuna maruz kalan çocuk sayısının yüz binlerle milyonlar arasında değiştiği tahmin ediliyor. Güncel uluslararası referans değerler dikkate alındığında risk altındaki çocuk sayısının daha da yüksek olabileceği ifade ediliyor.
YOKSULLUK MARUZİYETİ ARTIRIYOR
Raporda, kurşun maruziyetinin toplumda eşit dağılmadığına dikkat çekilerek, yoksulluk ve gıda güvencesizliğinin bu riski hem artırdığı hem de etkilerini ağırlaştırdığı belirtildi. Yetersiz beslenme, özellikle demir, kalsiyum ve çinko eksiklikleri, kurşunun vücutta daha fazla emilmesine neden oluyor. Ayrıca çocukların birden fazla toksik maddeye aynı anda maruz kalmasının toplam zararı büyüttüğü vurgulanıyor.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ: ÜCRETSİZ OKUL YEMEĞİ
Raporda en güçlü politika önerisi olarak ücretsiz okul yemeği programı öne çıkıyor. Dr. Bülent Şık, dengeli beslenme ve temiz suya erişimin, kurşunun vücutta emilimini azaltarak çocukları koruyabileceğini ve aynı zamanda eğitimde devamlılığı ile öğrenme kapasitesini artırabileceğini belirtiyor.
Raporda ayrıca düzenli kan kurşun düzeyi izleme sistemlerinin kurulması, riskli bölgelerde altyapının iyileştirilmesi, eski su tesisatlarının yenilenmesi, kurşun içeren boyaların kullanımının sonlandırılması ve tüketici ürünlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiği ifade ediliyor.