Bir zamanlar yalnızca Japonya’ya özgü kabul edilen “hikikomori”, bireyin en az 6 ay boyunca toplumdan tamamen uzaklaşmasıyla tanımlanıyor.
Bu kişiler çoğunlukla tek bir odada yaşamayı tercih ediyor, sosyal ilişkilerden ve günlük sorumluluklardan kopuyor.
TERSİNE DÖNMÜŞ HAYAT RİTMİ
Hikikomori yaşayan bireylerde gündüz uyuyup gece aktif olma eğilimi öne çıkıyor. Zamanın büyük bölümü ekran başında geçirilirken, kişisel bakım ve temel ihtiyaçlar dahi ihmal edilebiliyor.
“BİTMEYEN ERGENLİK” TANIMI
Kavram, 1990’larda Japon psikolog Tamaki Saitō tarafından ortaya atıldı ve “bitmeyen ergenlik” olarak tanımlandı. Başlangıçta genç erkeklerle ilişkilendirilen durumun artık kadınlar ve farklı yaş gruplarında da görüldüğü belirtiliyor.
MİLYONLARI ETKİLİYOR
Japonya’da 2023 verilerine göre yaklaşık 1,46 milyon kişinin bu şekilde yaşadığı tahmin ediliyor. Bu oran, nüfusun yaklaşık yüzde 2’sine karşılık geliyor.
TEK BİR NEDENİ YOK
Uzmanlara göre hikikomori tek başına bir hastalık değil, çok faktörlü bir durum. Bireysel kırılganlıklar ile eğitim, iş ve aile baskısı gibi toplumsal etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkıyor.
KÜRESEL BİR EĞİLİME DÖNÜŞÜYOR
Araştırmalar, benzer davranışların artık yalnızca Japonya’da değil, Avrupa ve ABD dahil birçok bölgede görüldüğünü ortaya koyuyor. COVID-19 pandemisi sonrası sosyal hayattan kopuş eğiliminin belirgin şekilde arttığı ifade ediliyor.
MODERN YAŞAM GERİ ÇEKİLMEYİ KOLAYLAŞTIRIYOR
Uzaktan çalışma, dijital eğlence ve artan yaşam maliyetleri, insanların evden çıkmadan hayatını sürdürebilmesini mümkün kılıyor.
Bu durum da sosyal izolasyonu daha erişilebilir hale getiriyor.