Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sınır ötesi sağlık güvenliğini güçlendirecek önemli bir adım atarak Uluslararası Göç Örgütü’nü (IOM) Küresel Dijital Sağlık Sertifikasyon Ağı’na dahil etti. Bu sistem, özellikle göçmenlerin sağlık verilerinin ülkeler arasında güvenli ve doğrulanabilir şekilde paylaşılmasını hedefliyor.
DİJİTAL “SAĞLIK PASAPORTU” DÖNEMİ
Pandemi döneminde kullanılan dijital aşı kartlarının geliştirilmiş versiyonu olan sistem, artık daha kapsamlı bir yapıya dönüşüyor. Aşı geçmişi, kronik hastalıklar ve test sonuçları dijital bir kimlik gibi taşınabilecek. Böylece bir ülkede başlayan tedavi süreci başka bir ülkede kesintiye uğramadan sürdürülebilecek.
İNSANİ YARDIMDA KRİTİK DÖNÜŞÜM
Bugüne kadar göç süreçlerinde sağlık kayıtlarının kaybolması ciddi sorunlara yol açıyordu. Yeni sistemle birlikte bu veri kopukluğunun önüne geçilmesi hedefleniyor. Uzmanlara göre bu sayede hem teşhis süreçleri hızlanacak hem de mükerrer aşı ve tedavilerin önüne geçilecek.
MALİYETLERDE DÜŞÜŞ BEKLENİYOR
Dijital doğrulama altyapısının, sağlık sistemleri üzerindeki yükü hafifletmesi bekleniyor. Güvenilir hasta geçmişine hızlı erişim sayesinde hem zaman hem maliyet açısından önemli kazanımlar sağlanabileceği ifade ediliyor.
GİZLİLİK TARTIŞMALARI GÜNDEMDE
DSÖ, sistemin kişisel verileri depolamadığını ve yalnızca doğrulama amacıyla çalıştığını belirtiyor. Ancak veri güvenliği konusunda soru işaretleri devam ediyor. Özellikle bu büyüklükte bir ağda verinin nasıl korunacağı tartışılıyor.
GÖZLER YEREL ENTEGRASYONDA
Halihazırda 80’den fazla ülke ve kuruluşun dahil olduğu ağın, yaklaşık 281 milyon göçmeni kapsaması hedefleniyor. Şimdi ise bu sistemin Türkiye’de e-Nabız ve Avrupa’daki benzer platformlarla nasıl entegre edileceği merak konusu.