Yüz yaşını aşan bireylerin çocuklarının beslenme alışkanlıkları üzerine yapılan yeni bir çalışma, bu grubun genel olarak yaşıtlarına kıyasla daha sağlıklı bir diyet uyguladığını ortaya koydu. Ancak tablo kusursuz değil; bazı temel besin gruplarında önerilen tüketim düzeylerinin gerisinde kalındığı görülüyor.
DAHA SAĞLIKLI AMA MÜKEMMEL DEĞİL
ABD’de Boston Üniversitesi araştırmacıları, uzun ömürlü aileleri inceleyen geniş kapsamlı bir veri setinden yararlanarak 457 yetişkinin beslenme alışkanlıklarını analiz etti. Katılımcıların büyük bölümü 100 yaşını aşmış bireylerin çocuklarından oluşurken, yaş ortalaması 70’li yaşlardaydı.
Sonuçlara göre bu grubun beslenme kalitesi “orta düzeyin üzerinde” olarak değerlendirildi. Diyetleri mükemmel olmasa da, kronik hastalık riski ve genel sağlıkla ilişkilendirilen çeşitli beslenme indekslerinde benzer yaştaki diğer gruplardan daha iyi performans gösterdiler.
GÜÇLÜ YÖNLER: SEBZE, DENİZ ÜRÜNLERİ VE DENGE
Katılımcıların beslenmesinde meyve, sebze, yeşillik, baklagiller ve deniz ürünleri öne çıktı. Ayrıca işlenmiş gıdalar yerine daha kaliteli protein kaynaklarına yöneldikleri görüldü. Tuz, ilave şeker ve rafine tahıl tüketimini sınırlama konusunda da görece başarılı oldukları tespit edildi.
EKSİK HALKALAR VAR
Buna karşın tam tahıllar, soya ürünleri, kuruyemişler ve bazı baklagiller gibi gıdalarda önerilen tüketim düzeylerine ulaşılamadığı belirlendi. Oysa bu gıdalar, Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumlar tarafından kronik hastalık riskini azaltan temel besinler arasında gösteriliyor.
UZUN ÖMRÜN TEK NEDENİ BESLENME DEĞİL
Araştırmacılar, elde edilen bulguların doğrudan “uzun yaşamın nedeni beslenmedir” şeklinde yorumlanamayacağını özellikle vurguluyor. Çalışmanın gözlemsel olması ve katılımcıların belirli bir zamandaki beyanlarına dayanması, kesin neden-sonuç ilişkisi kurulmasını zorlaştırıyor.
Ayrıca katılımcı grubunun büyük ölçüde yüksek eğitim seviyesine sahip olması, sonuçların genellenebilirliğini sınırlayan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
EĞİTİM FARK YARATIYOR
Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise eğitim düzeyi ile beslenme kalitesi arasındaki güçlü ilişki oldu. Eğitim seviyesi yükseldikçe daha sağlıklı beslenme skorlarının da arttığı görüldü.
POLİTİKA VE EĞİTİM VURGUSU
Araştırmacılar, özellikle yaşlı yetişkinler için beslenme eğitiminin artırılması gerektiğini belirtiyor. Gıda etiketlerini okuyabilme, sağlıklı yemek hazırlama becerileri ve hedefe yönelik beslenme programları bu sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor.
Ayrıca tam tahıllar ve baklagiller gibi sağlıklı gıdaların daha erişilebilir ve uygun fiyatlı hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
AVRUPA’DA YAŞAM SÜRESİ DAHA YÜKSEK
Öte yandan 2024 verilerine göre Avrupa’da ortalama yaşam süresi 81,7 yıla ulaşmış durumda. İtalya ve İsveç 84,1 yıl ile listenin başında yer alırken, İspanya 84,0 yıl ile bu ülkeleri takip ediyor. Bulgaristan, Romanya ve Letonya ise daha düşük ortalamalarla listenin alt sıralarında bulunuyor.