Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Barut, sistitin erken dönemde tedavi edilmemesi halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. Sistit, idrar kesesinin (mesanenin) iltihaplanması olarak tanımlanıyor. Her yaş grubunda görülebilen hastalık, özellikle kadınlarda daha sık ortaya çıkıyor.
RİSK FAKTÖRLERİ NELER?
Sistitin görülme riskini artıran faktörler arasında yetersiz sıvı tüketimi, idrarın uzun süre tutulması, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmemesi, bağışıklık sisteminin zayıf olması, menopoz dönemi ve diyabet gibi kronik hastalıklar yer alıyor.
BELİRTİLER İHMAL EDİLMEMELİ
Doç. Dr. Osman Barut, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve alt karın ağrısı gibi şikayetlerle kendini gösteren sistitin, toplumda yaygın olmasına rağmen çoğu zaman hafife alındığını vurguladı.
Barut, kadınlarda idrar kanalının kısa olması nedeniyle bakterilerin mesaneye daha kolay ulaştığını belirterek, bu yüzden hastalığın kadınlarda daha sık görüldüğünü ifade etti. Sistitin en yaygın belirtilerinin; idrar yaparken yanma ve ağrı, sık idrara çıkma isteği, alt karın ve kasık ağrısı, bulanık veya kötü kokulu idrar olduğunu belirten Barut, bazı vakalarda idrarda kan görülebileceğini de söyledi.
TEDAVİ EDİLMEZSE BÖBREKLERE YAYILABİLİR
İleri vakalarda ateş ve bel ağrısının da tabloya eklenebileceğine dikkat çeken Barut, şu uyarılarda bulundu: “Sistit basit bir enfeksiyon gibi algılanmamalı. Tedavi edilmediğinde enfeksiyon böbreklere yayılabilir ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kendi kendine ilaç kullanımı ya da tedaviyi ertelemek hastalığın tekrarlamasına neden olur. Erken tanı ve doğru tedaviyle sistit kısa sürede kontrol altına alınabilir.”
KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?
Uzmanlar, sistitten korunmak için bol su tüketilmesini, idrarın uzun süre tutulmamasını, kişisel hijyene özen gösterilmesini ve şikayetlerin başlaması halinde vakit kaybetmeden üroloji uzmanına başvurulmasını öneriyor.
Kaynak: AA