Uzmanlar, dijital cihazların günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte dikkat dağınıklığı, stres ve uyku bozukluklarında belirgin artış yaşandığını belirtiyor. Artan ekran süresinin yalnızca fiziksel yorgunluk yaratmakla kalmadığı, aynı zamanda zihinsel ve duygusal dengeyi de olumsuz etkilediği vurgulanıyor.
Psikolog Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, bu süreçte “dijital detoks” uygulamalarının zihinsel sağlığın korunmasında etkili bir yöntem olarak öne çıktığını ifade etti.
UZUN SÜRELİ EKRAN MARUZİYETİ ODAKLANMAYI ZAYIFLATIYOR
Gün içinde sürekli dijital uyaranlara maruz kalmanın beynin dinlenme kapasitesini azalttığını belirten Prof. Dr. Şimşek, özellikle bildirimlerin yarattığı dikkat kesintilerinin odaklanma becerilerini zayıflattığını söyledi.
Şimşek, “Dijital uyaranlara sürekli maruz kalmak, beynin içsel ritmini bozuyor. Bu durum dikkat dağınıklığına, zihinsel yorgunluğa ve stres düzeyinde artışa neden oluyor. Dijital detoks, bu döngüyü kırarak zihni yeniden dengeye kavuşturmak açısından son derece etkili bir yöntemdir.” dedi.
EKRAN SÜRESİ DOPAMİN DENGESİNİ DE ETKİLİYOR
Uzmanlar, aşırı ekran kullanımının beynin ödül sistemi üzerinde de etkili olduğuna dikkat çekiyor. Sürekli dijital uyarana maruz kalmanın dopamin dengesini bozabildiği, bunun da motivasyon kaybı, huzursuzluk ve odaklanma güçlüğü gibi sorunlara yol açtığı ifade ediliyor.
Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışığın uyku kalitesini düşürdüğü, bunun da gün içindeki enerji düzeyini ve bilişsel performansı olumsuz etkilediği belirtiliyor. Yapılan araştırmalar, düzenli dijital detoks uygulayan bireylerde stres seviyesinin azaldığını, uyku kalitesinin arttığını ve yaşam doyumunun yükseldiğini ortaya koyuyor.
DİJİTAL DETOKS TEKNOLOJİDEN KOPMAK ANLAMINA GELMİYOR
Dijital detoksun teknolojiyi tamamen terk etmek anlamına gelmediğini vurgulayan Prof. Dr. Şimşek, şu değerlendirmede bulundu: “Dijital detoks, teknolojiyle aramıza sağlıklı bir mesafe koymayı öğretir. Amaç dijital dünyayı reddetmek değil, teknolojiyle olan ilişkimizi yeniden tanımlamaktır. Kişi, teknolojiyi nasıl ve ne kadar kullandığını fark ettiğinde, dijital araçları kendi yaşam ritmine uygun hale getirebilir.”
Şimşek, günün belirli saatlerinde ekranlardan uzaklaşmanın, sosyal medya kullanımını bilinçli biçimde sınırlandırmanın ve çevrimdışı etkinliklere yönelmenin zihinsel yenilenmeye önemli katkı sağladığını söyledi.
ZİHİNSEL VE DUYGUSAL DENGE İÇİN BİLİNÇLİ BİR TERCİH
Dijital detoksun bir farkındalık süreci olduğuna işaret eden Prof. Dr. Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: “Teknoloji çağında tamamen kopmak mümkün değil ancak dengeyi kurmak bizim elimizde. Dijital detoks, bireyin hem zihinsel hem de duygusal kapasitesini yenileyen bilinçli bir tercihtir. Ekran süresini kontrol altına almak, modern yaşamın hızına karşı kendimize alan açmak anlamına gelir. Bu farkındalık, sürdürülebilir bir ruhsal denge kurmanın en etkili yollarından biridir.”
Haber Merkezi